Aynaya Bakabilmek
İnsanların ve toplumların en kolay yaptığı şey, suçu dışarıda aramaktır.
Ekonomi bozulursa dış güçler suçlanır. Ahlak zayıflarsa yabancı etkiler suçlanır. Eğitim gerilerse sistem suçlanır. Gençler savrulursa teknoloji suçlanır.
Herkes suçludur da bir türlü biz suçlu olmayız.
Oysa bir toplumun olgunluğu, başkalarını suçlama becerisiyle değil, kendini sorgulama cesaretiyle ölçülür.
Çünkü toplumsal dönüşüm, dışarıdaki düşmanları keşfetmekle değil, içerideki ihmalleri fark etmekle başlar.
Bu yüzden bir evde huzur yoksa önce evin içine bakılır. Bir okulda sorun varsa önce okulun içine bakılır. Bir kurum güven kaybediyorsa önce kendi işleyişine bakılır. Bir ülkede sıkıntılar büyüyorsa dönüp kendimize bakmak gerekir.
Çünkü aynalar kırılarak yüz düzelmez.
Geçmişle övünmek elbette kıymetlidir; ancak geçmiş, sadece bir hafızadır.
O hafıza, vicdanın yerine geçemez.
Dedelerimizin başarıları, torunlarının sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
Dün büyük olmak, bugün de büyük olduğumuz anlamına gelmez.
Her kuşak kendi ahlakını, kendi vicdanını, kendi adaletini ve kendi emeğini ortaya koymak zorundadır.
Tarih miras bırakır; fakat gelecek inşa etmez. Geleceği yaşayanlar kurar.
Bugün yaşadığımız sorunların önemli bir kısmı bilgi eksikliğinden........
