Bir Çözüm
Bir toplumda âmirler ve memurlar kültürlü olmalı ve edebiyattan nasibini almalıdırlar. Ne acıdır ki günümüzde bazı büyük devlet adamları ve memurlar büyük ölçüde cehalet kisvesini giymiş durumdadırlar. Bunlara akamisyenler de dâhildir. Sohbet sırasında bakıyorsun maddiyat sağlayan kendi mesleğine dair kitaplardan başka hayatında hiç bir kitap okumadığı anlaşılıyor. Nitekim geçenlerde temayüz etmiş bir tıp profesörü arkadaş bana, “Hocam! Mevlânâ hakkında şöyle dendi” demesi, ne kadar garip bir durumdur. Be hey adam, sen koskocaman profesörsün ve üstelik Konya’da yaşıyorsun. Hayatında Mevlânâ hakkında bir kitap neden okumadın da, Mevlânâ’nın hayatı ile ilgili basit bir bilgiyi başkasından aktarıyorsun, affedilmez cehaletini ortaya koyuyorsun.
Ebediyete irtihalinin 506. Yılı olan örnek idâreci Yavuz Sultan Selim’in babası İkinci Bâyezîd Han, annesi Âişe Hâtun, doğumu 10 Ekim 1470, vefatı 21/22 Eylül 1520’dir. Şehzâde Selîm; Kur’ân-ı kerim, tefsir, hadîs ve fıkıh dersleri yanında yüksek fen ilimlerini de öğrendi. Diğer taraftan ata binmek, güreş tutmak, ok atmak ve kılıç kullanmak da öğretildi. Çok çevik ve zekî idi. Kısa zamanda Arapça ve Farsça’yı en iyi şekilde öğrendi. Zamanın velîleriyle görüşür, sohbetlerini kaçırmazdı. Babası ikinci Bâyezîd pâdişâh olduktan sonra, askerî sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzâde Selîm’i Trabzon’a vâli tâyin etti. Trabzon’da devlet işlerinin yanında ilimle uğraşır ve........
