Her Hâlimize Elhamdülillâh
Cenab-ı hakkın sonsuz büyüklüğü karşısında kul hamdederek,Rabbinin büyüklüğünü idrak eder.Her türlü saygı,hürmet Allah’a mahsus,hamd da sadece onun hakkıdır. Allâh Teâlâ’nın bütün nîmetlerinehamd etmek, müslümanın kulluk vazîfelerinden biridir. Hamd etmek kulluk borcu olduğu gibi, Allâh Teâlâ’nın hamd eden kuldan râzı olduğu büyük bir lutuf ve ihsandır; O’nun sonsuz rahmetinin bir tecellîsidir.Âyet-i kerimede rabbimiz şöyle buyurmuştur:“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allâh’a mahsustur…” (el-En’âm, 1)Yüce rabbimiz kullarının her anında kendisine hamd etmesini istemektedir.Ayet-i kerimelerde bizlere şu şekilde buyurmaktadır:“…Allâh’ahamd olsun, de!..” (el-İsrâ, 111)“…Onların duâları; «Bütün hamd ü senâlar, âlemlerin Rabbi Allâh’a mahsustur.» diye son bulur.” (Yûnus, 10)Namazın her rekâtında okuduğumuz Fâtiha’nın ilk âyeti, bize “hamd”itelkîn eder:“Hamd, Âlemlerin Rabbi Allâh’a mahsustur.”Sevgili peygamberimiz bizlere hamd hususunda çok önemli nasihatte bulunarak,hamd ile başlamayan her işten hayır ummamamız gerektiğini Hadis-i şeriflerinde:“Allâh’ahamd ederek başlanmayan her mühim iş, bereketsiz olur.” (EbûDâvûd, Edeb, 18/4840) buyurmak suretiyle bizleri ikaz etmiştir.Hamd aynı zamanda rabbimizi zikretmenin en güzel yoludur.Peygamber........
