menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Göksun Neden Küçük Bir Türkiye Profilidir?

11 0
20.05.2026

M.Ö 4500 yıllarından beri yerleşim yeri olan Göksun, asırlar boyunca; Akdenizi İç Anadolu ve Doğu Anadolu'ya bağlayan çok önemli bir kavşakta bulunması O'nun stratejik önemi çağlar boyu her dönemde yerleşim cazibesini artırmıştır.

Göksun, su kaynaklarının bolluğu, doğal güzelliği, Binboğa ve Berit gibi bölgenin en yüksek dağlarıyla çepe çevre korunmuş olması yanında; yüksek plato ovaları, ormanı, merası, yaylalarıyla da yaşam için hep dikkat çeken bir yerleşim yeri olmuştur.

Esas yerleşenlerinin Yörük, Avşar, Tecirli, Varsak, Bozdoğan v.s gibi türkmen aşiretlerinin oluşturduğu Göksun, gerek Balkan Harbi gerek Osmanlı-Rus Harbi gerekse Cihan Harbi sonrası, Balkanlardan, Kafkasya ve Doğu Anadolu başta olmak üzere bir çok değişik vilayetlerden göç alarak hep birlikte bugünkü Göksun'umuzu oluşturmuşlardır.

Ne hazindir ki, aradan geçen yüz yıllar sonrası göç alan bu güzel ilçe Göksun, şimdi Kahramanmaraş ilçeleri arasında en çok göç veren bir yerleşim alanına dönmüştür...

Göksun'a ulaşan en büyük göç dalgası, Osmanlı-Rus Harbi sonrası Çarlık Rusyasının Kafkasya insanına revâ gördüğü, onları göçe zorladığı sistematik katliamlar ve zulümleriyle tâ 1860'lı yıllarda başlar.

21 Mayıs 1864 yılında soy kırım nitelikli 1,5 milyon Kafkasya'lıyı, öz vatanlarından hayvan nakliye vağonlarıyla çıkartarak Karadeniz'e, oradanda patikalar ve emniyetsiz gemilerle adı sürgün olan bu soy kırımı resmileştirir.

Bu sürgünde, yetersiz ulaşım ve hava şartları ile açlıktan kıyıma uğrayan 500 binden fazla insanın sürgün yollarında ölümleri, insanlık tarihinin en acılı dramı sayılır. Tarihin kaydettiği bu soy kırımı unutmak mümkün mü ? Sadece not ettik...

1864 soy kırım özellikli kafkas sürgününden sağ kurtulanlar, Genellikle Samsun, Sinop, İstanbul ve Trakya bölgelerine yerleştirilmişlerdir.

Göksun'a yerleşen Kafkas halklarının ekseriyeti Rusların Kafkas halklarına yaptığı ve 1860'lı yıllarda onları köylerinde baskınlarla yıldırma şeklinde süre gelen sistematik taciz olaylarında çaresiz kalan insanların yurtlarını terk etmeleriyle başlar.

Bu göç dalgası karayoluyla, önden ve arkadan ve yandan asayişi sağlayan atlı müfrezeler, ortada kağnı ve at arabalarıyla on binlerce insanın Kars Kapısı'ndan Anadolu'ya girişleriyle Rus zulmü son bulur.

Göçte hayat kurtaran en önemli gıdanın uzun süre dayanıklı meşhur Çerkes Peyniri ile mayalı Çerkes ekmegi olduğunu da burada belirtmeden geçemeyiz.

Bu göç de ağırlıklı boy, Kabertay olmak üzere, Abzeh, Ubih, Kumuk, Osetin, Karaçay ve Balkar türklerinden oluşan 7 boydur. Genel olarak bunlar Meyremçil Yaylasından bir kısmıda Elbistan üzerinden gelerek Göksun toprağına dağılarak burayı yurt edinmişlerdir.

Meyremçil üzeri........

© Maraş Gündem