SAHİBİNDEN KİRALIK EV
İktisatta arz talep dengesi tanımında, serbest piyasada bir mal veya hizmetin alıcılar ve satıcılar tarafından kabul edilen fiyat düzeyinde eşleştiği ekonomik noktadır deniliyor. Sunulan ile talep edilen eğriler kesiştiği bu noktada piyasa dengelenir . Arz (sunulan mal ve hizmet) fazlası fiyatı düşürürken, talep fazlası fiyatı yükselterek dengeyi sağlar. Geçtiğimiz hafta, Manisa Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Bahattin Akyüz, artışın arkasında sanayide yaşanan işçi çıkarmaları ve mevsimsel hareketliliğin olduğunu söylemişti. Mevsimsel hareketlilik, her dönem var zaten. Önceliğimiz sanayi bölgesindeki işçilerin, işlerinden çıkartılmaları nedeni ile Manisa’daki konut arzının ne denli fazla olduğu ile ilgili. Biraz zaman ayırıp sokakları dolaştığınız zaman başınızı kaldırıp apartman dairelerine bakarsanız, kiralık ev ilanı olan konutları göreceksiniz. Henüz görmeyenler için de yazalım. Bir şehir büyüklüğünde ve Türkiye’nin kalbi olan Manisa sanayisi, bugün sıkıntılı zamanlar yaşasa da ilerleyen zamanlarda toparlanacaktır. Ancak işten çıkarılan işçiler için durum aynı olmayacak. Zira belli bir maliyet için Manisa’ya gelip ev tutan işçiler yine bir maliyetle taşınıp gittiler. Hatta bazıları ev üzerine ev kurmaya çalışıyorlar. Manisa’da konut arzı bu kadar fazla olmasına rağmen ve yoğun bir talep yokken ev kiralarının ateşi sönmüyor. Yazık ki satılık ev ilanları da aynı şekilde. 25 Aralık tarihinde baktığım satılık bir daire ilanın 2350.000,00 TL iken Ocak 2026 ‘da 2650.000,00 TL olarak güncellenmesi örneği iktisadi koşulların bize sunduğu arz / talep dengesine oturmuyor. Bu kez, yeni bitmiş bir binada on günde ne değişti de maliyet bu kadar arttı diye sorguluyorsunuz. Aralarda biri zengin olurken çimenlerin ezilmesi hikayesine benzer durumlar yaşanıyor. Ev sahiplerinin artan maliyetler ve konut değer artışı nedeni ile konutlarını yüksek fiyatlardan kiraya verdilerini ileten, Manisa Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Bahattin Akyüz’ün, söylediklerine katılıyorum. Ancak piyasa dengesi böyle demiyor. Piyasa dengesinde daha reel veriler ile kiralık boş evlerin arttığını gözlemlememize neden oluyor. Burada gerçekleri konuşan emlak danışmanlarının önemi ortaya çıkıyor. Ev sahibi ve kiracı arasında denge sağlayacak tek unsur o gerçekler olacak. Asgari ücrete yakın kira isteyen bir ev sahibine gerçekleri anlatacak bir emlak danışmanı gerekiyor. Yoksa 6 ay boş kalacak bir konutun kişiye bir katma değer üretmediği, gün gibi ortada. İşçi 50 bin TL ücret ile çalışıyor olsa da 28 bin TL ev kirası çok makul değil ne yazık ki. Eğer konutunun değer kaybı yaşayacağını ve konuta zarar verileceğini düşünen bir ev sahibi var ise en başında alacağı depozito ücretini düşünebilir. Sonrası kiracının bileceği iş. Ancak işçilerin yoğun olarak yerleştiği şehirde 20 bin TL ev kirası hiç makul bir tutar değildir. Her gördüğümüz boş arsaya konut yapıldığı şu dönemde hala konut yetersiz deniliyor ise bu işte bir yanlışlık var demektir. Bu işi yapan uzman birinin, bize, rakamlarla durumu anlatması, bu yazdığımız yazıyı reel verilere dayandırarak açıklamış olacak. Sahibinden kiralık ev bulmak, bulunca da bütçeye uydurmak zor çünkü. Sağlıkla Kalın.
