menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR MESLEKTEN ÇOK BİR HAYAT BİÇİMİ

4 0
previous day

Gazetecilik benim için bir meslek olmadı hiçbir zaman. O, çocuk yaşta omuzlarıma yüklenen bir sorumluluk, yıllar geçtikçe karakterimin bir parçası haline gelen bir yaşam biçimi oldu.

Bu yolculuk, Manisa'nın Demirci ilçesinde, henüz 15 yaşındayken başladı. Okulların kapandığı yaz tatillerinde, eğitim dönemi devam ederken ise cumartesi ve pazar günleri soluğu yerel gazetede alıyordum. O yaşlarda çoğu arkadaşım tatilin keyfini çıkarırken ben matbaanın mürekkep kokusunu, daktilo seslerini, haber telaşını ve gazetenin baskıya yetişme heyecanını tanıyordum.

Belki o günlerde bunun hayatımın yönünü belirleyeceğini bilmiyordum. Ama bugün geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki gazetecilik beni seçmiş.

Yıllar birbirini kovaladı. Yerel gazetecilikten ajans muhabirliğine uzanan uzun bir yolculuk yaşadım. Sayısız olaya tanıklık ettim. Bir kentin büyümesine, değişmesine, sevinçlerine ve acılarına yakından şahit oldum. Çünkü gazeteci, olayları uzaktan izleyen kişi değildir; hayatın tam ortasında duran, gördüğünü toplum adına kayıt altına alan kişidir.

Bu meslek bana en çok duygularımı yönetmeyi öğretti. İnsan, gazeteciliğe başlarken haber yazmayı öğreniyor sanıyor. Oysa zamanla asıl öğrendiği şey, hislerini kontrol edebilmek oluyor. Çünkü bazen yangında evini kaybeden bir ailenin gözyaşlarına tanıklık ediyorsunuz. Bazen trafik kazasında yaşamını yitiren bir gencin haberini yazıyorsunuz. Bazen bir annenin feryadını duyuyor, bazen de yıllardır selamlaştığınız bir dostunuzun vefat haberini kamuoyuna duyurmak zorunda kalıyorsunuz.

İşte o anlarda gazetecilik, yalnızca........

© Manisa Meydan Gazetesi