GİDEN Mİ ÖLÜR, KALAN MI?
Bu gün biraz ayrılıktan, ölüm ayrılığından bahsedelim istedim. Hepimizin kaybettikleri, toprağın kucağına verdikleri vardır. Belki konu can sıkıcı ama maalesef hayatın gerçekleri arasında ilk sırada geliyor. İnsan, ölümün yalnızca toprağa giren için olduğunu sanır uzun yıllar boyunca. Oysa gerçek hayat, bazen mezarın başında değil; geride kalanların yüreğinde başlar. Çünkü ölüm, sadece nefesin kesilmesi değildir. Asıl ölüm, bir sesin bir daha duyulamayacağını bilmekte, bir kapının artık hiç çalmayacağını kabullenmektedir. Bir insanı kaybetmek; onu yalnızca toprağa vermek değildir. Onunla birlikte alışkanlıklarını, sohbetlerini, hatıralarını, hatta sıradan görünen küçük mutlulukları da kaybetmektir. Sabah gelen bir “günaydın”, akşam edilen kısa........
