menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DAYATILAN ADAYA OY VERMEK: SEÇMENİN KENDİNİ İNKARIDIR!

2 0
wednesday

Siyasette en çok konuşulan  konu yerel örgütlerde delege ve kurultay delegeleri, partide  yerel ve genel seçim adaylarıdır. Adayları kim belirliyor? Cumhuriyetçi, milliyetçi, liberal ve muhafazakâr partilerde milletvekili ve belediye başkan adaylarının tümüne yakının veya tümünün genel merkezler tarafından belirlenmesi, yalnızca parti içi bir yöntem sorunu değildir. Yerel örgütlerin, üyelerin ve yıllardır o bölgede siyaset yapan insanların iradesini etkisizleştirmek, aynı zamanda seçmen iradesini daha sandık kurulmadan ortadan kaldırarak hiç saymaktır.  Yıllarca parti örgütünde çalışan, halkın sorunlarını bilen, yerel mücadelelerin içinde bulunan bir kişi aday gösterilmezken; bölgeyi yeterince tanımayan, hatta hayatında aday olduğu yere gitmemiş bir kişinin genel merkez kararıyla adaylaştırılması  demokratik anlayışla açıklanabilir mi? Bu partiler demokrasi mücadelesinden söz edebilirler mi?  ADAY DAYATMA “Aday budur. Hepiniz çalışacak, destekleyecek ve oy vereceksiniz.” Genel merkezin verdiği bu talimat örgütü siyasal özne olmaktan çıkarıp seçim makinesine dönüştürmektir. Sorunun bir başka boyutu da adaylığın ekonomik maliyetidir. Yüksek resmi başvuru ücretleri, seçim kampanyalarının büyük maliyetleri ve kamuoyunda zaman zaman dile getirilen kayıt dışı para ilişkileri, siyaseti parası olanların daha rahat yarışabildiği bir alana dönüştürüyor. Parası olmayan, yıllarca partiye emek vermiş üye yarışın dışında kalıyor. Parti ahlakı ve eşit koşullarda sürmeyen yarışma sınıfsal farkı da ortaya çıkarıyor.  Ekonomik gücü olan parti üyesi aday olmayan adaya sunulan hizmetli........

© Manisa Meydan Gazetesi