menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ah Şu Öğretmenler!

9 1
25.11.2025

İlkokul yıllarında büyüklerimiz, hoşlarına gitmeyen bir davranış ya da sözümüze şahit olduklarında hemen yüzlerini asıp kaşlarını çatar, “Öğretmen, size öğretmiyor mu?” veya “Okulda size terbiye verilmiyor mu?” diye söylenmeye başlardı. Hatta terbiyesizlikle suçlandığımız, öğretmene şikâyetle tehdit edildiğimiz olurdu.

Aslına bakılırsa bu, bir söylenmeden öte, okulda verilen eğitimi eleştirmek, öğretmeni suçlamaktı. Kendi yapmadıklarını veya yapamadıklarını öğretmenden beklemekti. Belki de kendi ihmallerini örtbas etmeye çalışmaktı. Oysa kendileri benzer davranışların daha kötüsünü yapmaktan, sözlerin daha beterini ulu orta söylemekten çekinmezdi.

Peki, günümüzde durum farklı mı?

Çevremizdeki kirliliği, trafik kuralları ihlalini, kanun tanımazlığı, empati yoksunluğunu, yazılı veya görsel medyada karşımıza çıkan üçüncü sayfa haberlerini, günlük hayatta yaşanan türlü olumsuzlukları gördükçe eğitimi ve eğitim öğretimin temel unsuru olan öğretmeni, niteliğiyle birlikte sorgulamaya başlıyor; eğitimsizlikten bahsediyoruz.

Bu durumda -o günden bugüne- bu konuda şekil dışında neler değişmiş olabilir?

Elbette öğretmen niteliği veya öğretmenliğin içinde bulunduğu durum ayrı mesele. Birtakım sorunlar varsa bunlar nasıl ortaya çıktı, aksayan yönler neler, aksaklıklar nasıl giderilir? Bu da ayrı bir mesele.

Şöyle gezip dolaştığımız yerlere, geçtiğimiz yollara bir bakalım: Büyükşehir, küçük şehir, kasaba veya köy fark etmiyor; caddeler, sokaklar, meydanlar, parklar, dağlar, tepeler, ormanlar, piknik alanları, akarsular, akmayan dereler, kara ve demiryollarının kenarları çer çöp içinde. Her taraf mezbelelik. Sigara paketleri,........

© Maarifin Sesi