Türk Üniversite Hayatında Rektör Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu ve Erzurum Modeli
TÜRK ÜNİVERSİTE HAYATINDA
REKTÖR PROF. DR. MUSTAFA KEMAL BIYIKOĞLU
PROF. DR. KEMAL BIYIKOĞLU
1948’de Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinden mezun olan Hocamız 1948-1950 yılları arasında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ziraat Mücadele Enstitüsünde Fitopatoloji Bölümünde asistan olarak çalışmaya başlamış, daha sonraları 1953-1958 yıllarında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinin Zootekni Bölümünde asistan olarak çalışmış, 1957 yılında doktorasını tamamlamıştır. 1962’de doçentliğe yükselmiştir. 1966 yılında profesör olmuştur. O zaman uygulamada olan 6990 sayılı “Atatürk Üniversitesi Kanunu”’na göre 16 Ekim 1969’dan 3 Şubat 1970’e kadar da Atatürk Üniversitesi Rektör Vekilliği görevini yürütmüş; 1970 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne asaleten atanmış ve bu görevi, 03.02.1976’da son bulmuştur.
ERZURUM ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ KURULUŞU YASAL ZEMİN
1950 Mayıs ayında yapılan Genel Seçimler sonrasında iktidara yeni bir parti gelmiş ve Liberal ekonomi ve liberal yaklaşımlarla işe başlamıştı. Bu arada eğitimde de ciddi adımların atılacağı bekleniyordu. Eğitim politikasını dizayn edenlerin başında da merhum Tevfik İLERİ geliyordu.
“Doğu Üniversitesi Kurulmasına Dair” Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca 06.10.1952 tarihinde Meclis’e sunulan Kanun tasarısının gerekçesinde bu raporun özeti yer almış ve kurulacak üniversite bakanlıkça;
Yörenin toplumsal, ekonomik ve teknik ihtiyaçlarını, el değmemiş enerji kaynaklarını bütün şubeleri ile tarımını, madenlerini kendisi için bir öğretim ve araştırma konusu olarak ele alacak,
Faaliyet sahalarında halka rehber olacak, onun sorunlarına cevap verecek ve ondan gelecek tecrübeleri toplayıp inceleyecek,
Çevre gençlerinin yöresel konular üzerinde yükseköğrenim yapmalarını sağlayarak kalkınma için gerekli insan elemanını yetiştirecek,
Kısacası Doğu’nun gelişmesinde bir bilimsel merkez görevi görecek bir kurum olarak belirtilmektedir.
MİLLİ EĞİTİM KOMİSYONUN (06.02.1953) TARİHLİ RAPORUNDA
Milli Eğitim Komisyon Raporunda (06.02.1953) kurulacak üniversite bünyesindeki fakültelerin tamamının bir kentte toplanmaması, ilk önce araştırma merkezileri, enstitüler oluşturularak daha sonra fakültelerin meydana gelmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu araştırma merkezleri, enstitüler ve fakültelerin ise Doğu illerinin kendilerine en çok ihtiyaç duydukları ve en kolaylıkla hayatiyet kazanacakları illere yayılmaları şeklinde kurulmaları temenni edilmiştir. Böylelikle gerek öğrencilere gerekse yöredeki halk kitlelerine pratik hayatta işe yarayacak beceriler vermeleri kolaylaşacaktır. Ayrıca Hükümetin teklifindeki
“Doğu Üniversitesi Kurulmasına Dair” başlığı yerine
“Doğuda Bir Üniversitesi Kurulmasına Dair”
başlığı daha uygun görülmüştür.
Bütçe Komisyonu Raporu (23.02.1953) ile hükümetin teklifi esas itibariyle kabul edilmiştir. Maddelerin müzakeresinde ise üniversitelerin doğrudan doğruya kanunla kurulması gerektiği ve Doğu Üniversitesinin bugün derhal kurulmasına imkân bulunmadığı dikkate alınarak bir üniversitenin ilk organı sayılacak enstitüler, yüksekokullar ve diğer gerekli kurumlardan oluşacak üniteler oluşturmak suretiyle kuruluş hazırlıklarına başlayabilmek için tasarının başlığı “Doğu Üniversitesi Kuruluşu Hazırlıkları Hakkında Kanun Tasarısı” şeklinde değiştirilmiştir.
25.02.1953 tarih ve 6059 sayılı “Doğu Üniversitesi Kuruluşu Hazırlıkları Hakkında Kanun” ile doğu illerimizde kurulmasına yetki verilmiş olan üniversiteye 10.03.1954 tarih ve 6373 sayılı “Doğu Vilâyetlerimizde Kurulacak (Atatürk Üniversitesi) İnşaatı için Gelecek Yıllara Sâri Taahhütlere Girişilmesi hakkında Kanun uygun görülmüştür.
Bir dizi çalışmalar, raporlar, teklifler ve müzakereler sonunda 31.05.1957 tarih ve 6990 sayılı “Atatürk Üniversitesi Kanunu” ile üniversitenin Erzurum’da kurulmasıyla son bulmuştur.
HÜKÜMET TARAFINDAN MECLİS’E SUNULAN “ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ KANUNU TASARISI”NIN GEREKÇESİNDE YER ALAN BAZI PASAJLAR
Atatürk Üniversitesi’nin kuruluşuna yönelik hazırlık ve incelemeler yapıldığı esnada 1954 yılı sonlarına doğru Atatürk Üniversitesi’nin kurulması konusunda Amerikan Nebraska Üniversitesi ile iş birliği yapılmıştır. Yapılan tetkikler sonucunda Atatürk Üniversitesi’nin Amerikan Land Grant üniversiteleri türünde kurulması uygun görülmüştür.
Bu tür üniversiteler, araştırmalar yapmak ve bu araştırmaları topluma mal etmek, bu sayede toplumun üretim metodlarını iyileştirmek ve toplumun hayat seviyesinin yükselmesinde önemli hizmetler yerine getirmektedir. Bu üniversitede kuramsal araştırmalar yapılacaktır ama uygulama değeri olan araştırmalar üzerinde özellikle durulacaktır. Atatürk Üniversitesi’nde faaliyetlerin çok büyük bir kısmı araştırma ve yayma işlevine yöneltilmiştir. Bu amaçla Amerikan üniversitelerindeki “Mütevelli Heyeti”ne benzer şekilde “Müşavirler Heyeti”nce yönetilmesi talep edilmiştir.
31.05.1957 tarih ve 6990 sayılı Kanuna istinaden Erzurum’da kurulan “Atatürk Üniversitesi”, 17.11.1958 tarihinde Ziraat ve Fen-Edebiyat Fakülteleri ile eğitim-öğretime başlamıştır.
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ERZURUM OVASININ BÜYÜK BİR ARAZİ PARÇASI ÜNİVERSİTE KAMPUSU
Türkiye’nin en büyük ikinci kampüsüdür. Türkiye’nin ilk planlı kurulan kampusu olma özelliğine sahiptir. Merkezindeki üniversite hastanesi tüm Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz için önemli bir sağlık merkezi rolüne sahiptir.
Aradan on yıl geçmedenÜniversiteler kuran Üniversite; Erzurum Atatürk Üniversitesinin bir dönemine ismini hakkeden, altın harflerle yazdıran Rektörümüz merhum Kemal Bıyıkoğluna zemin hazırlayan yasal düzenlemelerden bir diğeri;
ANILACAK İŞLERİN YASAL ARKA PLANI “DÖRT ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA KANUN” (K.No. 1873 K. Th. 01/04/1975, RG: 11/04/1975 sy.:15205)
MADDE 1. – Elâzığ’da «Fırat Üniversitesi», Sumsun’da «19 Mayıs Üniversitesi», Bursa’da «Bursa Üniversitesi», Konya’da «Selçuk Üniversitesi» adı ile 1750 sayılı Üniversiteler Kanununa tabi birer üniversite kurulmuştur.
MADDE 2. – Elâzığ Veteriner Fakültesi ile Elâzığ Fen Fakültesi Fırat Üniversitesine, Samsun Tıp Fakültesi 19 Mayıs Üniversitesine, Bursa Tıp Fakültesi Bursa Üniversitesine, Konya Fen Fakültesi Selçuk Üniversitesine bağlanmıştır.
MADDE 4. – Bu Kanunla kurulan üniversitelere, 2 nci maddeye göre bağlanmış bulunan fakültelerce ve bu Kanun çıkmadan önce fakültelerin bağlı bulunduğu üniversitelerce o yerde mevcut fakülteler ve bu Kanunla kurulan üniversiteler için yapılan sözleşmelerden doğan haklar ve borçlar, bütün taşınır ve taşınmaz mallarla, alacakları ve döner sermayeler yeni üniversitelere ve fakültelerine aynen geçer.
MADDE 5. – /. MADDE 6. – .. / MADDE 7. -.. /MADDE 8. – . /MADDE 9. – ….
MADDE 10. – Bu üniversiteler tarafından öğretim, eğitim ve araştırma maksadı ile ithal edilen veya bağış yoluyla hariçten gelen makine, alet ve cihazlarla, ecza ve malzeme her türlü vergi, resim ve harçlardan muaftır.
GEÇİCİ MADDE 1. – Üniversitelerarası Kurul, bu kanunun yayımını izleyen en geç iki ay içinde toplanarak bu kanunun kendisine verdiği görevleri inceler ve programa bağlar. Ayrıca Üniversitelerarası Kurul bu kanunla kurulan üniversitelerin benzeri üniversite ve fakülteleri tespit eder.
GEÇİCİ MADDE 2. – Kuruluşunu tamamlamış fakülteler, organlarını Üniversiteler Kanununa göre en geç bir ay içinde seçerler.
GEÇİCİ MADDE 3. – Bu üniversitelerde, iner fakültenin ve dolayısıyle her yeni üniversitenin kuruluşu tamamlanıncaya kadar, öğretim üye ve öğretim yardımcılarının, geçici dekanların seçim ve tayin işlemleri Üniversitelerarası Kurulun tespit ettiği -benzer fakülte ve bu fakültenin bağlı bulunduğu üniversite organları tarafından Üniversiteler Kanunundaki usul ve esaslara göre yürütülür,
GEÇİCİ MADDE 4. – Bu üniversitelerde, Üniversite Yönetim Kurulu; kuruluşunu tamamlamayan fakültelerin her kurulunun, öğretim üyeleri ile yardımcılarının seçim ve tayin işleri dışındaki işlerini de yapar. Bu üniversitelerin yönetim kurulları teşekkül edinceye kadar Üniversite Yönetim Kuruluna ait görevler benzer üniversite yönetim kurulu tarafından yürütülür.
GEÇİCİ MADDE 5. – Bu üniversitelerin senatoları teşekkül edinceye kadar üniversitelerin yönetim kurulları, mevcut fakülte veya fakültelerin öğretim üyelerinin kendi aralarından seçecekleri, kadrolu varsa iki, yoksa bir profesörün, profesör yoksa yerine seçilen doçentlerin katılmasıyle öğretim üyeleri ile yardımcılarının seçim ve tayin işleri dışında, geçici olarak senatoya ait bütün işleri de yaparlar.
GEÇİCİ MADDE 6. – ….; a) ….. /b) ……
GEÇİCİ MADDE 7. – Bu üniversitelere bu kanunla bağlanan mevcut fakültelerde ve fakültelere bağlı kurumlarda görevli öğretim üyeleri ve öğretim yardımcıları ile memur ve hizmetlilerden aylıkları, kadro unvanları değişmeyenlerin yeniden atanmalarına lüzum yoktur.
GEÇİCİ MADDE 8. – … /
GEÇİCİ MADDE 9. – Bu üniversitelere bağlanan fakültelerin her çeşit harcamaları bu üniversitelerin kendi bütçe kanunları çıkıncaya kadar mevcut fakültelerin bütçe tertiplerinden bu kanun ve bu kanuna aykırı olmayan ilgili kanun hükümleri gereğince yapılır.
GEÇİCİ MADDE 10. – Bu üniversitelerde açılmış ve açılacak’ fakülteler, en az kuruluşlarını tamamlayıncaya kadar, kurucu ve destekleyici üniversite ve fakülteler bu destekleme görevlerine devam ederler.
GEÇİCİ MADDE 11. – Bu üniversitelerde görevli öğretim yardımcılarından yetiştirilmek, eğitilmek, bilgileri artırılmak, staj, öğrenim veya ihtisas yaptırılmak üzere yurt dışına gönderileceklerde en az iki yıl çalışmış olmak kaydı aranmaz.
GEÇİCİ MADDE 12. – …. /
GEÇİCİ MADDE 13. – Atatürk Üniversitesine ait Elâzığ’daki taşınmaz mallar ile Fırat Üniversitesine lüzumlu olacak Hazineye alt taşınmaz mallar Fırat Üniversitesine bedelsiz olarak devredilebilir.
MADDE 12. – …./ MADDE 13. – …..
Mevzuat ne kadar rahatlatıcı olursa olsun önemli olan uygulamadır. Atasözümüzde; “At binene göre kişner.” Bir bakıma iyi uygulayıcı elinde en kötü yasa bile en güzel yasa olur. Kötü, beceriksiz bir uygulayıcı elinde de en ien güzel yasa olur. Kötü, beceriksiz bir uygulayıcı elinde de en iyi yasa en kötü yasa olur. Öyle kişilere götürülecek her güzel teklife karşı “İyi ama mevzuat hazretleri engeli var…” cevabıyla reddedilir.
Merhum Rektörümüz Kemal Bıyıkoğlu Hocamızı, onun yönetiminde geçirdiğim altı yıl zarfında hep iyi bir uygulayıcı olarak görmüşümdür. Değineceğim konu ve uygulamalar bunun şahididir.
VAN YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ KURULUŞUNA EL ATMASI
1968 yılında ‘Van Üniversite ve Yüksekokulları Kurma ve Yaşatma Derneği’, Erzurum Atatürk Üniversitesi’ne bağlı bir fakültenin Van’da açılması ve daha sonra ayrı bir üniversite haline dönüştürülmesi için çaba harcamıştır. İşte aynı yıllarda, Üniversitemizin patronajı altında; Vanda bir Fen-Edebiyat ve bir Ziraat Fakülteleri kurulmuş,
ı. Fen-Edebiyat Fakültesine kurucu dekan olarak Prof. Dr. Ahmet İhsan TÜREK atanmıştı.
ıı. Ziraat Fakültesinin kurucu dekanı da yine Erzurum kökenliydi.
Bunların resmen kuruluşu; 1979 yılında Atatürk Üniversitesi’ne bağlanışıyladır. O yıl öğrenci alımına başlanmıştır. Ama girişimler ve hazırlıklar bu yıldan daha öncedir. Rektörümüz olan K. Bıyıkoğlu zamanındadır. 02/04/1983 yılında kabul edilen bir Kanunla bu iki Fakülte Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne bağlanmış, böylece Van 100. Yıl Üniversitesinin ana omurgasını oluşturmuştur.
SAMSUN ONDOKUZMAYIS ÜNİVERSİTESİNİN İLK FAKÜLTESİ,
ı. Ziraat Fakültesidir. Burası da yine K. Bıyıkoğlu rektörümüzün yönetimi zamanında kurulmuştur. Oranın ilk kurucu dekanı da rahmetli Prof. Dr. Fahrettin TOSUN Bey idi. Bu Fakültenin kurucu öğretim üyeleri ise de Erzurum Atatürk Üniversitesinden idiler.
ıı. Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin desteklediği Tıp Fakültesiyle (1973) Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinin kuruluşu temelini oluşturmuştur.
ADANA ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ (TIP FAKÜLTESİ)
Burasının da temel Fakültesini oluşturan Çukurova Tıp Fakültesi, Erzurum Atatürk Üniversitesinin Patronajında kurulmuş öğrenciler Temel Tıp Bilimlerini /FKB kısmını Erzurumda okuduktan sonra Adanaya gitmişlerdir. İlk Dekan ve sonra da Çukurova Üniversitesinin Kurucu rektörü olan Prof. Dr. Lütfullah AKSUNGUR Bey aslında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinin profesörlerindendi.
ERZİNCAN BİN ALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİNİN BAŞLANGICI
Erzincan İşletme ve Ticaret Yüksekokulu Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinin temelini oluşturur dersem mübalağa olmaz. Bu Yüksekokul da yine merhum Rektörümüz yönetimdeyken açılmıştı. Öğrenciler Erzurumda okurlardı. İlk Müdürü de hatırladığım kadarıyla Doç. Dr. Aydın TÜRKBAL idi. Ben de bu okulda Borçlar Hukuku Derslerine giriyordum.
Daha sonraki yıllarda Rektör Prof. Dr. Hürşit ERTUĞRUL Bey zamanında Benden Erzincanda yine Üniversitemize bağlı bir Hukuk Fakültesinin kurulmasının gerekçesinin hazırlanması istendi. Hazırlanacak bu gerekçe bir yazıyla DPT’na sunulacak ve hükumet programına alınacakmış. Ben elimden geleni yaptım ve yazdım. O sırada merhum Yıldırım Akbulut Bey TBMM Başkanı, eşi merhum Lamia Hanım ise Anayasa Mahkemesi üyesi idiler. Onlar da böyle bir Fakültenin açılmasının Ankara ayağını hazırladılar ve kısa sürede Erzincanda, Erzurum Atatürk Üniversitesine bağlı bir Hukuk Fakültesi kurulup açılması kararı çıktı. İlk öğretim elemanları ve yöneticileri de Erzurumdan gidip geliyordu.
İşte tüm bunlar merhum Rektörümüz Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun, Türk yükseköğrenimine, yeni üniversitelerin kurulmasına yaptığı önemli katkılarındandı.
ÖĞRETİM ÜYESİ KADROSUNU ZENGİNLEŞTİRME FAALİYETİ
Okullar ya da Üniversiteler açmada; “Bir müdür bir mühür” mantığıyla hareket etme yerine önce Eğitim-Öğretim elemanı yetiştirme mantığıyla öngörülen gelişmelere sahiplenilmiştir. Üniversitemiz yöneticilerinin sanki böyle bir kanunun çıkacağını önceden görülmüş gibi, ama yasalarla ama idari tasarruflarla Erzurum Atatürk Üniversitesi başarılı bir eğitim kurulu olarak ve öğretim elemanları kadrosuna güvenerek yakın ve uzak çevre illerine Fakülteler veya yüksek okullar açmak üzere önemli adımlar atmıştır.
1960 yılından sonra, özellikle de DPT Kuruluşundan sonra, açılmış ve açılması planlanan yükseköğrenim kurumlarına öğretim elemanı, öğreticiler yetiştirilmek üzere Hükumet 1416 Sayılı Kanun hükümlerini yoğun bir şekilde uygulamaya başlamış; master ve doktora çalışmaları yapmak üzere hemen her branşta çokça Lisans mezunu öğrenci göndermiştir. İşte bunların önemli bir kısmının dönüşü yılları Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu hocamızın Rektörlüğü dönemine rastlar. Zira dönenlerin çoğunu Üniversitemize kazandırmıştı. Bu yeni gelen arkadaşların yabancı dilleri de iyi olduğundan tez zamanda doçentlik payelerini ihraz etmişler ve Üniversite bu dönemde zengin bir eğitim-öğretim üyeleri kadrosuna sahip olmuştu. Bunların pek çoğu 2547 sayılı YÖK sonrası yeni kurulan Üniversitelere nakil için kuyruğa girdiler.
Bir diğer taraftan da; Üniversitemize sadece genç araştırmacılar kazandırılmamış onlar yanında vatandaş veya yabancı meşhur ilim adamları da Üniversite akademik kadrosuna kazandırılmıştır. Mesela merhum profesörler Muhammed Tayyip OKİÇ, merhum Muhammed Hamidullah bunlar arasındadır.
ERZURUMDA İLK TANIDIKLARIM VE DERNEKLEŞME GİRİŞİMLERİ
Merhum Rektör K. Bıyıkoğlu Hocamız zaman zaman biz asistanları toplar tavsiyelerde bulunurdu. Makamına birkaç kez gittim. Üniversitemizde iki kesimin de asistanlar derneği varmış:
Birisi ÜNAS (Üniversite Asistanları Sendikası) idi. Genellikle Ankara endeksli faaliyet gösteriyormuş. Bu değindiğim husus 1971 yılı öncesinde başlamış 1971 ve devamında sürüp gitmiş. Türkiye’nin ideolojik departmanlarının oluştuğu dönemdeydi. Erzurum halkı ve Doğu Anadolu’nun yapısı o zamanlar bu tür akımlara müsait değildi.
Bir diğeri ise, dış güdümlere, müdahalelere kucak açmayan, el sallamayan beş on kadar asistan ve öğretim görevlilerinin bir araya gelerek kurdukları Atatürk Üniversitesi Öğretim Üye ve Asistanları Derneğiydi. ÜNAS’a karşı olarak kurulmuş. Dernek vasıtasıyla üniversitemizde ortaya çıkması ve alevlendirilmesi muhtemel olayların önünü almaya çalışan alternatif bir sivil toplum kuruluşuydu. Öğrenciler, maceraya sürüklememe konusunda Üniversitemizin değerli hocaları konferanslar verirlerdi. Bu konferanslara dışarıdan gelenler, halktan katılanlar da olurdu.
Erzurum Atatürk Üniversitesinde ilk tanıştığım genç öğretim üyelerinden birkaçını burada teberrüken anmayı bir vefa borcu sayarım. Mesela;
ı. Edebiyat Fakültesinden; Orhan Okay, Celal Tarakçı, Hüseyin Ayan, Ruhi Esengün, Harun Tolasa ve Efrasiyab Gemalmaz ve daha başkaları;
ıı. İşletme Fakültesinden; Talat Güllap, Andulbaki Pirimoğlu, Sabahaddin Yılmaz, İsmail Pirim, Beşir Atalay, Osman Okka, İbrahim Erol Kozak ve daha niceleri.
ııı. Ziraat Fakültesinden; Lütfi Ülkümen, İbrahim Manga, Nevzat Şişman, Battal Kuşhan, Fuat........
