menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Halil Cin Hoca Yiğit Bir Rektör İdi

33 0
31.08.2026

Ben, Harran Üniversitesi Kurma Derneği  ve Urfa Halk Eğitimi Başkanı olarak onunla iyi dosttuk . Halil Cin hoca yiğit bir rektör idi. Onun yiğitliğini dostlarımla hep yad ederdim.   Diyarbakır Dicle Üniversitesi Rektörü Hasip Kurtpınar döneminde Urfa Ziraat Fakültesi’ne kurucu Dekan olarak Hüseyin Apan hoca atandı. Hüseyin Apan cana yakın insan dostu bir hoca idi. Onun insanlığı bize hep örnek olmuştu. Hüseyin Apan hocadan sonra İsmet Baysal, Ziraat Fakültesine Dekan oldu.  Onun Urfa Apartmanındaki hanesine sırtımda  tüpünü taşıdım. Urfaya yerleşik  ailesiyle gelen ilk öğretim üyesi olan  bu zata hizmet etmek benim için şerefti.   Benim  Urfa Halk Eğitimi Başkanı olarak  sürgünüm her dem kapıda idi. Urfa Ziraat Fakültesi’nde   genel sekreterliği  kadrosu açıldı ve ben de sekreterlik için  sınava girdim. Sınavı birincilikle kazandım. Ama atamamı İsmet Baysal hoca ; Rektörlüğe sunmada ayak sürüyordü. Ben de Diyarbakır’a Rektör Halil Cin hocayla görüşmeye gittim.Dicle Üniversitesi Rektörü Halil hoca  makamında bana:” İbrahim Halil ! Neden Halk Eğitimi Başkanı iken  Fakülteye sekreter olmakitiyorsun? “ dedi. Ben de ; “Fakülteye daha iyi hizmet etmek için !” dedim. Halil hoca: “İsmet bey seni istemiyor. Çünkü onu aşıp direkt benimle  iletişime geçeceğinden korkuyor!” dedi. Gerçekten de öyle yapardım. Halil hocanın makamında ikili sohbetimiz sürerken  HukukFakültesi en kıdemli asistanı Ahmet Bilgin içeri girdi. Ahmet Bilgin’i  gıyaben tanırken ilk kez vicahi kartlaşmamız orada gerçekleşti. O gün bugün  Ahmet Bilgin hoca ile dostluğumuz artarak devam etmektedir. Halil Cin hoca, zeki , çalışkan , yetenekli bir idareci ve kendi alanında bilimsel manada Türkiye’de ilklerden sayılır. Özellikle Osmanlı’nın Miri Arazi Sistemi konusunda yazdığı  o eser bu gün bile ana kaynak sayılmaktadır.  İsmet Baysal hoca ise gölgesinden ürken, titiz bir hoca idi. O, hep notunun kıtlığıyla övünüyordu.   Demokrasi  rafa kaldırılmış , siyasetyasaklanmış 12 Eylül sıkıyönetim dönemi idi. Beşli çete idarede idi. Hava puslu idi. Herkes istim üzerindeydi. Darbeci 12 Eylül yönetimi beni Sinop’a sürgün etti. Dostlarım ise  Urfa Belediye Başkanı olmam için bana ısrar ettiler. Ben de kabul edip istifa ettim ve Urfa Belediye Başkanlığına Refah Partisinden seçime iki ay kala  adaylığımı ilan ettim. Ve aktif bir şekilde siyasi çalışmalarıma hız vermiştim .   Çalışkan , faal  bir bilim adamı olan Dicle Üniversitesi Rektörü Halil  Cin hoca da Konya Selçuk Üniversitesine Rektör olarak atanmıştı. Halil Cin hoca Diyarbakır’dan Urfa’ya akademik kadroya veda etmeye  gelirken;  ben de Refah  Partisi afişlereyle donanmış  konvoyumla  Onu Akziyaret (Culmen) nahiyesinde  karşılamaya gittim .  Parti bayraklarıyla süslü konvoyumuz onu Akziyaret’e Cülmenli Hacı Ekrem’in benzin istasyonunda karşıladı. Halil Cin hoca çok memnun oldu bu karşılamamıza. Keyiften uçuyordu Halil Cin hoca ve korkmadan şehre bu  parti konvoyumuzla  geldi. Onu bu şekilde karşılamamız  o gün yerel ve ulusal basında  olay olmuştu.    Ben ;1984 Mahalli Seçimlerinde Urfa Belediye Reisliğini kazanınca ; Diyarbakıra Dicle Üniversitesi bünyesinde kurulması kararlaştırılan Mühendislik Fakültesini  Halil Cin hocanın bütün yerel ve siyasi  dinamiklerin karşı çıkmasına rağmen Urfaya vermesi bizi çok memnun etmişti. İşte bizde bu cesur ve yiğit hizmetinden dolayı Halil Cin’i “ Fahri Hemşehrilikle“ taltif ettik.       Urfa Harran Üniversitesinin oluşum çekirdeğine  yaptığı bu üstün hizmetlerinden dolayı Halil Cin Hocaya  şehrin Fahri Hemşerilik beratını Belediye Meclisince verdik.      Okuma aşkıyla tutuşan yürekler, senelerini okuma özlemiyle gurbete geçiren bizler ;  HarranÜniversitesi’ni Kurma Derneği’ni1974 yılında Urfa’da Harran Üniversitesi adıyla bir Üniversitenin kurulması için “Harran Üniversitesi’ni Kurma Derneği”ni kurmuştuk. Kurucu Başkanımız  Zübeyir Yetik ağabey idi. Zübeyir Yetik öncü bir yiğit idi. Zübeyir ağabey teşkilatçı ; Büyük Doğu’nun akıncı beyi , edip , şair  , fikir ve bir düşünce adamı idi.  Kurucular : Mehmet Fahir Kayacan, Mehmet Oymak, İbrahim Halil Çelik, Halil Soran, Adil Saraç, Abdulkadir Subaşı, Ali Bahçıvan, Ahmet Halıcı, Ahmet Apaydın, Hikmet Parmaksız, Bakır Yavuz ve M. Emin Ergin’den oluşuyordu .   Zübeyir Yetik ağabeyin İstanbul’a Milli Gazeteye yönetici olarak........

© Maarifin Sesi