D. Mehmet Doğan: Andımızı okutun, tutarsızlık olmasın!
Çok “Millî eğitim bakanı” gördük, yok hükmündeydiler!
Çoklu, fakat yoklu bakanlar zaman zaman neler neler yaptılar. Birçoğu tarihin karanlık sayfalarında kaybolup gitti. Ne adları kaldı ne sanları. Ne de nam ü nişanları.
Bunların tarih umurlarında değildi. Hepsinin günâhını almak doğru olmayabilir, fakat sonuncusunun öyle olduğundan şüphemiz kalmadı.
Bir kalemde tarih dersini kaldırdı!
Böylelerini tarih yazar! Kendileri tarih yazmasa da!
Tarih sadece kahramanları, büyük şahsiyetleri yazmaz. Gafilleri, hainleri, zalimleri de yazar.
Tarihte onlar da vardır; bazen yerleri daha geniştir. İşte mesele onların rağmına var olmaktır. Ki onlara kahraman denilir.
Mevcut bakanla bir alaveremiz, dalaveremiz, müşaveremiz, muhaveremiz yoktur. Bilmeyiz, tanımayız; sırf görmüşlüğümüz vardır. İşinin uzmanıymış, sahasının ehliymiş. İşinin uzmanı olan birinin ülkenin kimlik meselesi hakkında fikri yoksa, tarih şuurundan yoksunsa, ona maarif vekaleti emanet edilemez.
Tarih zamanın matematiğidir. Geçmişten bugüne gelişimizin ilmidir. Tarihsiz toplum, talihsiz toplumdur. Türkiye uzun süre tarihsizleştirildi, bu demektir ki talihsizleştirildi.
Siz tarih kurumu neden kuruldu, tarih kongreleri neden yapıldı, biliyor musunuz? Milleti sürmekte olanı tarihten koparmak için, köksüzleştirmek için!
Derler:........
