menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zirvelerdeki Yalnızlık

24 0
14.05.2026

Yükseklerde rüzgârların sert estiğini, kışların çetin geçtiğini, güneşin daha yakıcı olduğunu bizzat tecrübeyle biliyordum. Buradaki bahis konusu ise sadece benzerliğinden hareketle ele alınacaktır; asıl mevzu fiziki yükseklikler olmayacaktır. Yani yazımızda coğrafi bir yükseklikten bahsetmeyeceğim. Sadece oralardan bahis açarak, benzetme usulüyle konuyu anlatma cihetine gideceğim. (Tabii ki başarabilirsem.) Gayret kuldan, başarı ise Allah’tandır.

Makamda, mevkide, şöhrette, malda ve mülkte zirveleri ve oralardaki yalnızlıkları konu edineceğim. Buralarda yaşanan yalnızlık, fiziki yalnızlıklardan çok daha vahşi ve korkunç cereyan etmektedir. Bu yönüyle zamanımızın baş sorunlarından biri, belki de birincisi hâline gelmiştir.

İnsanoğlu kendisine öyle bir ağ ördü ki; kalabalıklar içinde, etrafında binlerce insan dönüyor lakin o, içten içe yalnızlığı yaşıyor. Binlerce insan arasında yokluğu ve yoksunluğu hissediyor. İnsan; korumasız, çaresiz ve ürkek bir tavırla dolaşmaktadır. Çalıştığı iş yerinde bile yalnızlığı yaşadığı için bir an önce huzur bulmak adına evine dönmek istiyor. Aslında mutluluğun, huzurun ve saadetin kaynağı olması gereken evinde bile yalnızlığı yaşıyor desek abartmış olmayız.

Köylerde, kırsalda hatta lüks sitelerde bile insanlar yalnızlığın ızdırabını yaşamaktadırlar. Dağ başındaki yaşlı amca da, analar babalar da........

© Maarifin Sesi