Özün Keşfi ve Kabul Görme İhtiyacı
İnsan, dünyaya saf bir özle gelir. İçinde iyiliğe meyil, merhamete yatkınlık ve adalet duygusu vardır. Fıtrat dediğimiz bu ilk maya, karanlık değil ışıktır. Ne var ki insanın bu berrak hali, hayatın ilk yıllarında dış dünyanın beklentileriyle karşılaşır. Özellikle çocukluk dönemi, insanın kendisini tanımasından çok, başkaları tarafından nasıl görüldüğünü öğrenmeye çalıştığı bir zaman dilimidir.
Bir çocuk için en temel ihtiyaçlardan biri kabul görmektir. Sevilmek, görülmek, değerli hissedilmek ister. Eğer çocuk sevgiyi koşullu biçimde deneyimlerse yani ancak uslu olduğunda, sessiz kaldığında, beklentileri karşıladığında kabul edildiğini hissederse, zamanla gerçek benliğini geri çeker. Kendi sesini kısmayı, uyumlu görünmeyi, başkalarını memnun etmeyi öğrenir. Böylece kendi hayatının öznesi olmak yerine, başkalarının yazdığı senaryoda figüran hâline gelir.
İnsan ruhundaki ilk kırılmalardan biri budur: Sevilmek uğruna kendinden vazgeçmek.
Yıllar geçtikçe bu durum........
