menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendi Şehrimde Yabancı Gibiyiz...

13 0
01.03.2026

Kocaeli’de çocukluğumdan bugüne kadar yıllarca ikamet ettim. Bu şehirden sadece sokakları değil, insanları da tanıyarak büyüdüm. Bakkalcı Remzi Amca’yı, berber Mehmet’i, fırıncı Arif’i, Koca Kahve’yi, pastaneci Salih’i, Kızılkaya Arif Baba’yı… Hepsini ezbere bilirim. Çünkü tabelaları Türkçeydi, isimleri kulağa tanıdıktı, adrese teslimdi. Mekânın ne olduğunu daha kapıdan anlardım içeri girince “buraya aitim” derdin.

O isimler sadece birer tabela değildi; mahalleydi, samimiyetti, hatıraydı. Söylerken zorlanmazdın, aklında kalırdı, çocuğuna tarif ederken bile yabancılık çekmezdin.

Geçen gün şadi ile fuar bölgesinde iftardan sonra bir çay içelim dedik. Mekânlara bakıyoruz; ama isimlerin neredeyse hiçbiri Türkçe değil. Öyle isimler ki birini telaffuz edemiyoruz, diğerini aklımızda tutamıyoruz. İster istemez içeri girmeye çekiniyor insan. şadi “Neredeyiz biz?” dedi. Haklıydı. Kendi şehrimizde, kendi ülkemizde resmen yabancılık hissediyoruz.

Düşünün, adını bile doğru düzgün söyleyemediğiniz bir mekânda ne kadar “ait” hissedebilirsiniz? Hafızanızda yer etmeyen, kulağınıza yabancı gelen bir isimle bağ kurmanız mümkün mü? Bu isimler ne mahalleye yakışıyor ne de bu toprakların ruhuna.

Asıl sorulması gereken şu: Belediyeler bu isimlere gerçekten nasıl ve neden müsaade ediyor? Elbette ticaret özgürdür, kimseye “şu ismi koyacaksın” denemez. Ama bir şehrin kültürü, dili ve kimliği de sahipsiz değildir. Her köşe başında yabancı kelimelerle dolu tabelalar yükselirken, Türkçe geri plana itiliyorsa burada durup düşünmek gerekir.

Mesele sadece isim meselesi değil. Bu, yavaş yavaş silinen bir aidiyet meselesi. Dil giderse, hatıra gider. Hatıra giderse şehir de ruhunu kaybeder.

Biz bu topraklarda Remzi Amca’nın bakkalında büyüdük, Mehmet’in berber koltuğunda tıraş olduk. Şimdi adını söyleyemediğimiz mekânlarda kendimize yer arıyoruz.

Kendi evimizde misafir gibi oturur hale geldik. Neyse kalın sağlıcakla tabiki Koz'da...


© Kocaeli Koz