Emin Alper'in ödüllü filmi Kurtuluş: Toprağın hafızası
Emin Alper’in 76. Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülü kazanan son filmi Kurtuluş (Salvation) Türkiye’de sinemalarda vizyona girdi.
Oyuncu kadrosunda Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan ve Özlem Taş’ın yer aldığı Emin Alper’in beşinci uzun metrajı Kurtuluş, korucu Hazeran aşireti ile yıllar önce terk etmek zorunda kaldıkları köylerine geri dönen Bezariler arasındaki çatışmaya odaklanıyor.
Filmin ilham kaynağı Bilge Köyü Katliamı. 2009 yılında Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge Köyü’nde bir nişan töreni sırasında korucular tarafından gerçekleştirilen ve 40’tan fazla kişinin hayatını kaybettiği bu saldırı, Türkiye yakın tarihinin en trajik olaylarından biri olarak hafızalarımıza kazındı. Ancak Kurtuluş, Bilge Köyü Katliamı’nı anlatmıyor; bu hikâyeden ilhamla yola çıkarak bize kurmaca bir anlatı sunuyor.
Kolektif hafıza, korkular ve nefret
Kurtuluş’ta olaylar, 2009 yılında Oslo görüşmelerinin ardından barış sürecinin konuşulduğu ve kısmen köylere dönüşlerin gerçekleştiği bir dönemde geçiyor. Daha önce korucu olmayı reddederek topraklarını terk eden Bezariler köye geri döner. Bu dönüş Hazeranların korkusu olur. Daha önce onlardan geriye kalan toprakları ekip biçen, tarlalarına su taşıyan Hazeran ailesi, kendilerine hak gördükleri bu toprakların ellerinden gitmesini kabullenemez. Dahası, Bezarilerin de artık korucu olmak istediklerini öğrenirler. Devlet eliyle silahlanacak olan Bezarilerin kendilerine zarar vereceğine inanırlar. Zamanla bu korku giderek paranoyaya, kabusa ve nefrete dönüşür. Söylentiler, dedikodular, kabuslar arka arkaya gelir.
Kurtuluş, bu iki topluluğun düşmanlığına ve siyaset dili üzerinden genele bakıyor. Anadolu’nun küçük bir........
