Trump’ın İran Savaşı’nda neredeyiz?
28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılar ilk günlerde Washington tarafından hızlı ve sınırlı bir askeri operasyon olarak sunuldu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalar, harekâtın birkaç hafta içinde sonuç vereceğini; yaklaşık 4–5 haftalık bir takvim içinde İran’ın askeri kapasitesinin ciddi biçimde zayıflatılacağını ima ediyordu.
İran’ın balistik füze altyapısını hedef alan yoğun hava saldırıları, nükleer programı destekleyen tesislerin vurulması ve rejimin en tepesindeki isimlerin etkisiz hale getirilmesiyle Tahran’ın siyasi iradesinin kırılacağı söyleniyordu. Washington’daki stratejik çerçeveye göre bu, İran’ı hızla geri adım atmaya zorlayacaktı ve kısa sürede siyasi bir sonuca ulaşılmasını sağlayacaktı.
Tabii ki öyle olmadı.
10 gün içinde ortaya çıkan tablo Washington’un propagandasının sahada karşılığının olmadığını gösterdi. Savaş artık yalnızca İran ile ABD-İsrail arasında yürütülen bir askeri çatışma değil. Hava saldırıları, balistik füzeler, insansız hava araçları, siber operasyonlar ve vekil güçlerin devreye girdiği çok katmanlı bir bölgesel savaş görünümü kazandı. ABD’nin bölgeden çekilme stratejisinin askıya alınması ve Washington’un yeniden sahaya dönmek zorunda kalması bu dönüşümün en açık göstergelerinden biri.
Savaşın ilk on günü çatışmanın ne kadar hızlı yayılabileceğini gösterdi. En ağır darbe İran’da hissedildi; nükleer tesisler, askeri altyapı ve rejimin karar merkezleri hedef alındı ve Ali Hamaney öldürüldü. İsrail ise İran’ın balistik füze ve İHA saldırılarıyla doğrudan karşılık verdiği başlıca hedeflerden biri oldu; Tel Aviv çevresinde ve bazı askeri tesislerde hasar oluştu, sivil kayıplar yaşandı. Lübnan’da Hizbullah’ın savaşa dahil olmasıyla İsrail’in saldırıları Beyrut ve güney bölgelerde yoğunlaştı.
Körfez’de Birleşik Arap Emirlikleri’nde havaalanları ve enerji altyapısı, Bahreyn’de ABD Beşinci Filosu’nun bulunduğu üsler, Kuveyt ve Katar’da Amerikan askeri tesisleri ve Doha çevresi İran’ın füze ve İHA saldırılarının hedefi haline geldi. Suudi Arabistan’da petrol tesisleri ve enerji altyapısı vurulurken, Ürdün ABD askeri varlığı nedeniyle füze uyarıları ve hava savunma faaliyetleriyle dolaylı biçimde savaşın içine çekildi.
Irak’ta özellikle ABD üsleri ve Erbil çevresi hedef alınırken İran’a yakın milis gruplar da çatışmanın parçası haline geldi. Kıbrıs’ta İngiltere’ye ait........
