Bir seçim, bin tespit ve o eski şiir…
Güney’de yapılan parlamento seçimleri ve sonuçları üzerine yapılan yorumları izliyorum. Herkes kendi dünyası içinde bir şeyler iddia etmeye çalışıyor. Adanın kuzeyindeki çözüm karşıtları, sonucu Elam’ın aldığı yüzde 10.9’luk oy üzerinden değerlendirip, “federasyon öldü, Enosis kazandı, iki devletli çözüm kazandı” gibi, ipe sapa gelmez şeyler söylüyorlar. Başbakan da benzer ifadelerle dolu bir açıklama yaptı. Tabii kendi düşünmediği ve yazmadığı bir metinle birlikte.
Onun gibi çözüm düşmanlığını bir çeşit fetişizme çevirip, yazıp çizenler de aynı ifadeleri kullanıyorlar.
Ama seçim sonuçları, federasyon çözümü için bırakın bir mağlubiyeti, benim bile beklemediğim düzeyde federal çözüm desteğine işaret ediyor.
Bunun için iki büyük ve federasyon çözümüne destek veren parti olan Disi ve Akel’in aldığı toplam yüzde 51’lik oya bakmak yeterli olur.
Bu iki partiye, yeni kurulan Alma ile Fidias’ın Doğrudan Demokrasi’sini ve -maalesef- baraj altı kalan Volt’u da eklersek, destek oranının rahatça yüzde 60’ı geçtiğini iddia etmek hiç de yanlış olmaz.
Dolayısıyla seçim sonuçlarını “iki devletli çözüm modelimiz mühürlendi” gibi tamamen uydurma bir yerden değerlendirmek doğru değildir.
Elbette Rum halkının yüzde 66.9’unun ortaya koyduğu oy verme iradesi, yarın sabah çözüm referandumu yapılsa “kesin evet çıkar” şeklinde bir yorum yapmama neden olmaz.
Bunun da en büyük sebebi, Kıbrıs sorununun bu seçimler özelinde tarihte görülmemiş derecede seçim malzemesi olmamasıdır. Yani seçim dönemi boyunca neredeyse hiç konuşulmaması.
Kıbrıslı Rumlar sandığa giderken, bizden bin kat daha iyi durumda olmalarına rağmen, ekonomiyi, yolsuzluk iddialarını, yozlaşmışlığı kendilerine dert ederken, diğer sosyal devlet sıkıntılarını da düşünerek oy vermişlerdir, Kıbrıs sorununu düşünerek değil! Bu, bence tehlikeli olduğu kadar, gelecek için de bir takım sıkıntıları işaret etmektedir: Kıbrıs sorununun çözümünün ivedi bir sorun olmayışını!
AB üyesi,........
