menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Böbrekten tapuya: Mülkiyet sorununa bir çözüm önerisi

2 0
previous day

Facebook paylaşımlarımı takip edenler, geçen hafta Kıbrıs Cumhuriyeti'ne dönüş üzerine yaptığım paylaşımları görmüştür. Bu dönüşün en zor parçası şüphesiz mülkiyet. Elli yıldır her müzakerede masanın ortasında duruyor, her seferinde de "kapsamlı çözüm"e havale ediliyor.

Bu yazıya bir varsayımla başlayacağım: Siyasi irade var. O zaman gerisi teknik bir sorun ve iktisadın alanına girer. İşimiz de kolaylaşır; çünkü bu teknik sorunun benzerini çözmüş bir model zaten var.

Nasıl diye sorunca aklıma iki Türkiye kökenli iktisatçı geliyor: Tayfun Sönmez ve Utku Ünver. Nobel ödüllü Alvin Roth ile birlikte böbrek nakli için bir sistem tasarladılar. Bugün birçok ülkede binlerce hayat bu sistem sayesinde kurtarılıyor.

Sorun şu: Bir hastanın böbreğe ihtiyacı var, eşi vermeye hazır ama doku uyumu yok. Başka bir şehirde aynı durumda başka bir çift var. Çapraz uyum varsa bağışçılar yer değiştirir; iki hasta da böbreğe kavuşur.

İkili eşleşme nadirdir. Sönmez, Ünver ve Roth'un katkısı, eşleşmeyi ikiliden çıkarıp döngülere ve zincirlere taşımak oldu. A'nın bağışçısı B'ye, B'ninki C'ye, C'ninki A'ya. Karşılık beklemeyen bir bağışçının başlattığı, peş peşe onlarca nakli mümkün kılan bir zincir. Havuz büyüdükçe çözülen vaka sayısı katlanarak artar.

Hepsi para olmadan: Böbrek satmak yasak ama değişim mümkün. Ata evini "satmayı" düşünemeyen birçok aile için de durum farklı değil.

Önerdiğim şey, bu mantığı Kıbrıs'taki mülkiyet sorununa uyarlamak: kimseyi zorlamadan, kimseyi kaybettirmeden.

Kıbrıs için bir örnek

Ahmet, Limasol'daki evinin sahibi; ama 1974'ten beri Girne'de, Andreas'a ait evde yaşıyor.

Andreas, o Girne evinin sahibi; kendisi Baf'ta, Mehmet'e ait evde yaşıyor.

Mehmet, o Baf evinin sahibi; kendisi Lefkoşa'nın kuzeyinde, Eleni'ye ait arazideki evde yaşıyor.

Eleni, o arazinin sahibi; kendisi Limasol'da, Ahmet'in evinde yaşıyor.

Dördü de yarım asırdır yaşadığı yerde kalmak istiyor. Ama hiçbir ikili birbirinin mülkünü elinde tutmuyor; ikili pazarlıkla hiçbiri sonuca ulaşamaz.

Aynı havuzdaysalar, dörtlü bir takasla herkes oturduğu evin tapusuna kavuşur. Kimse taşınmaz. Elli yıllık fiili durum, dört imzayla hukuki duruma dönüşür.

Sistemin iki temel kuralı var. Birincisi, kimse bugünkünden kötü duruma düşmez:........

© Kıbrıs Postası