menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SON 51 GÜN ANALİZİ: Vizyonlar havada; peki devleti kim, nasıl yönetecek?

15 0
16.10.2026

MERT MAPOLAR’IN KÖŞE YAZISINI SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

KKTC'de seçimlere geri sayım hızlanırken, vaatler büyüyor, projeler çoğalıyor, değişim söylemleri yükseliyor. Ancak ülkenin önündeki asıl soru halen daha cevap bekliyor: 51 gün sonra yalnızca yönetenler mi değişecek, yoksa yönetme biçimi de değişebilecek mi?

Seçim sandığı yaklaştıkça, siyasetin dili de değişiyor. Dün yeterince konuşulmayan sorunlar, bugün büyük vizyonların konusu oluyor; yıllardır çözülemeyen meseleler, geleceğe uzanan iddialı hedeflerin içine yerleştiriliyor. Bir tarafta yeni dönem vaatleri, diğer tarafta değişim çağrıları, hemen her kesimde daha iyi bir gelecek söylemi... Seçimlere geri sayım son sürat devam ederken, siyaset de adeta havalarda uçuşuyor. Oysa toplumun artık süslü cümlelerden çok daha fazlasına ihtiyacı var. Kırk yılı aşkın süredir biriken yapısal sorunlar, bugün açıklanan birkaç projeyle nasıl çözülecek? Daha önce defalarca yönetme fırsatı bulmuş siyasi kadrolar, geçmişte gerçekleştiremediklerini şimdi hangi farklı yöntemlerle gerçekleştirecek? Yönetimde bulunmuş olanların bugünkü vaatleriyle geçmişteki uygulamaları arasında nasıl bir tutarlılık var? Muhalefette bulunanların eleştirdikleri düzenin yerine koyacakları somut sistem nedir? Asıl mesele kimin daha güzel konuştuğu değil, kimin söylediklerini hangi kadroyla, hangi kaynakla, hangi takvimle ve hangi hesap verebilirlik anlayışıyla hayata geçirebileceğidir.

Nüfus sayımı yapılsa ne değişecek?

Bugün ülkenin en temel meselelerinden biri, nüfusun güncel ve güvenilir biçimde ne kadar olduğuna ilişkin belirsizliktir. Fakat gelinen aşamada mesele yalnızca nüfus sayımı yapmak da değildir. Asıl soru, nüfus sayıldıktan sonra ne yapılacağıdır. Kaç kişiye kaç hastane, kaç okul, ne kadar enerji, ne büyüklükte bir ulaşım altyapısı gerektiği hangi verilerle hesaplanacak? Ülkenin taşıma kapasitesi, konut ihtiyacı, iş gücü dengesi ve kamu hizmetlerinin geleceği nasıl planlanacak? Diyelim ki yarın eksiksiz bir nüfus sayımı yapıldı. Ertesi gün hangi kurum hangi veriyi kullanarak hangi kararı alacak? Beş yıllık eğitim, sağlık, konut ve altyapı planları nasıl hazırlanacak? Sayım sonuçları düzenli güncellenmeyecek, kurumlar arasında paylaşılmayacak ve bütçe kararlarına yansıtılmayacaksa, yapılan işlem yalnızca yeni bir rakam üretmekten ibaret kalacaktır. Nüfusunu sağlıklı biçimde planlamanın merkezine koyamayan bir devletin geleceğe yönelik büyük projelerini hangi gerçekçi temeller üzerine kurduğu mutlaka sorgulanmalıdır. Bugün açıklanan sosyal konut, enerji, ulaşım ve hayat pahalılığına ilişkin hedefler de bu nedenle yalnızca vaat olarak değil, nüfus, maliyet, finansman, uygulama kapasitesi ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden değerlendirilmelidir.

Değişmesi gereken kişiler mi, sistem mi?

Ülke siyasetinin belki de en önemli açmazı, değişimin çoğu zaman kişiler üzerinden tartışılmasıdır. İktidar kendisini gerçekleştirdiği yatırımlarla anlatırken, ana muhalefet daha iyi yönetim ve değişim iddiasını öne çıkarıyor. Diğer siyasi oluşumlar da farklı alanlarda yeni yaklaşımlar öneriyor. Bunların demokratik siyasette yeri vardır. Ancak geçmiş dönemlerde farklı ortaklıklarla, farklı görevlerle veya farklı sorumluluklarla yönetimde bulunmuş siyasi yapıların performansları da unutulmamalıdır. Yapılan işler kadar yapılamayanlar, tamamlanan yatırımlar kadar gecikenler, reformlar kadar reformlardan sonra ortaya çıkan sonuçlar da değerlendirilmelidir. Muhalefetin haklı eleştirileri, kendiliğinden yönetme yeterliliğinin kanıtı değildir; iktidarın gerçekleştirdiği projeler de sistemin bütününün sağlıklı işlediğini tek başına göstermez. Bir ülkenin kaderi, yalnızca yöneticilerin değişmesine bağlanamayacak kadar önemlidir. Çünkü sorun sistemdeyse, kişiler değişse bile sorunlar yeni isimlerle yaşamaya devam eder. Bu nedenle seçmen artık yalnızca kimin kazanacağını değil, kazananın mevcut düzenin hangi kurallarını değiştireceğini, hangi denetim mekanizmalarını kuracağını ve kendi siyasi kadrosunu da hangi kurallara tabi........

© Kıbrıs Postası