menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gündem sürekli değişirken, Kıbrıs'ta kim kazanıyor?

6 0
friday

MERT MAPOLAR’IN KÖŞE YAZISINI SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

"Bir toplumun geleceğini, yalnızca konuştuğu konular değil, konuşmayı bıraktığı meseleler de belirler."

KKTC'de son günlerde, kamuoyuna yansıyan gelişmeler yan yana getirildiğinde, birbirinden tamamen bağımsız gibi görünen olayların aslında aynı büyük tablonun farklı parçalarını oluşturduğu görülmektedir. Bir tarafta Kıbrıs meselesinde uluslararası diplomasi yeniden hız kazanırken, diğer tarafta yasa dışı bahis, kara para aklama iddiaları, organize suç ağları, aşırı lüks yaşam biçimlerinin yaygınlaşması, uyuşturucu sorununa ilişkin tartışmalar ve toplumda giderek büyüyen güven bunalımı dikkat çekmektedir. Bütün bu gelişmeler yalnızca güvenlik veya ekonomi açısından değil, ülkenin geleceğini belirleyecek zihinsel ve toplumsal yönelimler bakımından da değerlendirilmesi gereken önemli işaretler vermektedir.

Son dönemde Güney Kıbrıs Rum yönetiminin de olası yeni müzakere sürecine yönelik yoğun teknik hazırlık yaptığı, anayasal çalışmalar yürüttüğü, uluslararası aktörlerle koordinasyonunu artırdığı ve uzun vadeli diplomatik hazırlık sürecini güçlendirdiği yönünde kamuoyuna yansıyan açıklamalar bulunmaktadır. Buna karşılık, Kuzey Kıbrıs Türk tarafında aynı yoğunlukta ve görünürlükte hazırlık yapılıp yapılmadığı konusunda, kamuoyunun yeterli bilgiye sahip olmadığı da görülmektedir.

Bir müzakere masası kurulmadan önce hazırlık masası kurulur. Hazırlık yapılmayan masalarda ise çoğu zaman başkalarının hazırladığı gündem konuşulur.

Toplumların geleceğini yalnızca sonuçlar değil, sonuçlara hazırlanma biçimleri de belirler. Diplomasi görünmeyen ayrıntılar üzerinde yükselir. Teknik ekipler, hukukçular, ekonomi uzmanları, anayasal çalışmalar ve uluslararası temaslar, zaman zaman kamuoyunun dikkatinden uzak yürütülse de, toplum hazırlığın varlığını hissedebilmek ister, çünkü belirsizlik arttıkça güven de azalmaya devam eder.

Tam da böyle bir dönemde, kamuoyunun dikkatini başka alanlara çeken gelişmeler de peş peşe yaşanmaktadır.

Son dönemlerde, Türkiye'de gerçekleştirilen ve uzantıları KKTC'ye de dayanan yasa dışı bahis operasyonlarında, ortaya çıkan milyarlarca liralık para trafiği, çok sayıda ilde yürütülen soruşturmalar ve paranın farklı ülkelere aktarıldığı yönündeki iddialar, yalnızca adli olaylar olarak değerlendirilmemelidir. Organize suçların ulaştığı ekonomik büyüklük, artık devletlerin mali güvenliği kadar siyasal ve toplumsal güvenliği açısından da önemli riskler oluşturmaktadır.

Bazı soruşturmalarda hesap hareketlerinin yüz milyonlarca liraya ulaşması, düşük gelirli kişilerin hesaplarının kullanıldığı iddiaları, uluslararası para transferleri, kripto varlıklar üzerinden oluşturulan finansal ağlar ve Kuzey Kıbrıs'ın da dahil olduğu farklı ülkelerle kurulduğu ileri sürülen bağlantılar oldukça ciddidir. Tüm bu yaşananlar, organize suç yapılarının teknolojiyi kullanma kapasitesinin ulaştığı boyutu da göstermektedir.

Uluslararası dolandırıcılık iddialarıyla bağlantılı çok sayıda kişinin Kuzey Kıbrıs'ta faaliyet gösterdiği yönündeki haberler ve iddialar da kamuoyunda geniş yankı uyandırmaktadır. Bu haberlerin yarattığı algının bile ülkenin........

© Kıbrıs Postası