menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yargıda ‘ben olsam’ tehlikeli söylem…

20 21
20.02.2026

Yıllardan beridir yapılan her kamuoyu yoklamasında ilk sırada olan mahkemeler…

Ülke halkı siyasilere güvenmiyor, meclise güvenmiyor, sendikalara güvenmiyor hatta medyaya da güvenmiyor ama konu yargı olunca diğerlerinden ayırarak onu apayrı yere koyuyor!

Bu şimdiye kadar böyle geldi ama böyle mi gidecek bilemiyoruz…

Zira artık mahkemelerin verdiği kararlar da tartışılmaya başlandı!

Hele de medyada manşetlere yansıyınca yargının geleceği konusunda endişelenmeye başladık…

11 yıl önce gerçekleşen ölümlü bir kaza…

İddia o ki bir takım siyasi nedenlerden dolayı bir çocuğun ölümüne neden olan bir zat!

Gücünü kullanmış olaydan yırtmış…

Dava önce geri çekilmiş sonra yine gündeme gelmiş ve mahkemenin verdiği ceza sadece 15 Bin Türk lirası!

Elbette vicdanları yaralayan bir karardır bu…

Bu süreçte 6 yaşındaki çocuklarını kaybeden bir ailenin durumu da bambaşka bir dram!

Hani ateş düştüğü yeri yakar derler ya…

Konu bir kez daha gündeme gelince Yüksek Mahkeme Başkanı öyle bir açıklama yaptı ki evlere şenlik!

Ben olsam, diye başladı…

Başka bir karar veririm diye devam etti!

Belki verilen karar konusunda hemen herkes Bertan Özerdağ gibi düşünüyordur ama bunu bir Yüksek Mahkeme Başkanı söylüyorsa orada biraz durmak ve düşünmek lazım...

Hele topu Başsavcılığa da attı ya, şimdi yeni bir tartışma süreci başlayacaktır!

Bu tür açıklamalar yargıya sadece zarar verir…

Kamuoyunun yargıya olan güvenini zedeler!

Gün gelir en güvenilir organların başında olmaktan çıkar gerilere düşer…

Özerdağ amacını aşan bir açıklama yapmıştır…

Ama Başsavcılık için de cevap hakkı doğmuştur!

Her ne kadar istenmeyen bir tartışma konusu olsa da Başsavcılık çok da gecikmeden yapılan suçlamalara yanıt vermek zorundadır…

Elbette kafamıza en çok da takılan yine siyasilerdir!

Bu ülkede siyasilerin elle tutulacak bir yanı yoktur ama artık yargıda da etkileri görülmeye başladığına göre yargının geleceği pek de iç açıcı değildir…

Elimizde tutulacak olan tek dal da kırılırsa vay halimize!

Hadi müjdeler olsun çok yakında bilişim adası oluyoruz…

Ekonomimiz de at gibi şahlanacak!

Önce turizm adası olduk geldiğimiz nokta ortada!

Artık yaz sezonlarında da oteller dolmuyor…

Büyük otelleri kumarhaneler kurtarıyor, küçük olanlar Allaha emanet!

Sonra üniversiteler adası haline geldik her bir öğrenciyi altın yumurtlayan tavuk olarak gördük, ceplerine çöktük…

Sonra üniversite enflasyonu yaşanmaya başladı!

Önüne gelen bu işe girdi…

Kalite gün geçtikçe küçüldü!

Artık eskiden olduğu gibi ülkeye öğrenci yağmıyor…

Şimdi sırada bilişim adası var…

İnternet güçlenecek şahlanacağız!

Birileri yine Kıbrıs Türkünü kandırmaya başladı…

Şimdi yeni bir akım başladı!

Fiber optik konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat vermiş…

Gözdağı veriyorlar anlayacağınız!

Bu açıklamalar halkın ihalesiz bir satışa olan öfkesini daha da büyütüyor, haberleri bile yok…


© Kıbrıs Postası