Kime inanacağız…
Kıb-Tek denince aklımıza gelen ilk şey…
Hani kurul ile ilgili Sayıştay raporları vardı ya!
Başbakan talimat verdi araştırılsın dedi…
Başbakanlık Denetleme kurulu da hiç ikilemedi konuyla ilgili rapor hazırladı!
Başbakanın önüne koydu…
Kimi masada hala duruyor diyor…
Kimi de polise ve savcılığa gönderildiğini iddia ediyor!
Bildiğimiz tek gerçek somut bir gelişme yok…
El-Sen geçenlerde öyle bir açıklama yaptı ki tüylerimiz ürperdi…
Yaz aylarında bolca elektrik kesintileri yapılacağı uyarısında bulundu!
Sendikaya göre kurumda gerekli yatırım ve onarım yapılmamıştı…
Düşünsenize bir kere;
40 derecenin üzerinde sıcaklar, buram buram terlediğimiz aylar…
Parası alan jeneratör alsın da!
Ardından kurum yöneticileri çıktı sahneye…
El-Sen’in iddialarını kesin dille yalanladı!
Yaz aylarında elektrik sıkıntısı yaşanmayacağı iddia etti…
Biraz olsun rahatladık da!
Yine de içimize bir kurt düştü…
Kime inanacağız diye kendi kendimize sorduk!
Sahiden kime inanalım…
Bildiğimiz tek gerçek var!
Taraflardan sadece biri doğruyu, diğeri de doğru olmayanı söylüyor…
Bizde ne yazık ki siyaset her şeyin önünde olduğu için sapla saman her zaman karışıyor…
Doğru ve sağlıklı bilgiye de bir türlü ulaşamıyoruz!
Bir sidik yarışıdır gidiyor…
Elektrik konusu şaka kaldıracak bir mesele değildir!
Hayati ve stratejik konudur…
Hele de tarafların birbiriyle çelişen açıklamaları insanı çileden çıkarıyor!
Yaşanan korku da cabası…
İki tarafa da çağrımız olsun;
Karşılıklı suçlamaları bir yana koyup bir masanın etrafında buluşun…
Siyaset gömleğini de bir kenara atıp elinizde belgelerle kamuoyunun karşısına çıkın!
Ama ortak akılla hareket edin…
Sadece gerçekler ışığında!
Eteğinizdeki tüm taşları ortaya dökün…
Eğer gerçekten de bir takım önlemler alınmak gerekiyorsa da yine buna karşı ortak bir uzlaşıyla karar üretin!
Karşılıklı suçlamaları bir kez olsun bırakıp korku edebiyatına da artık bir son verin…
Bu kadar mı zordur yani?
Devlet maaş ödemekte zorlanınca yeni formüller üretmeye başladı…
Kaçak pozisyona düşenlerin her biri bir asgari ücret ödeyerek legal hale gelecek!
Belki eleştirilecek bir karar ama çok da mantıksız değil…
Bu ülkede kaçak olduğu tespit edilen binlerce kişi için deport kararı alındı!
Binlerce kaçak durumunda bulunan insanlar da hala adada yaşıyor…
Parayı bulup ödeyen kalacak!
Haliyle aklımıza gelen ilk soru şudur;
Bu insanların çoğu ellerini kollarını sallayarak bu ülkeye gelmedi ya…
Birçoğu patronlar tarafından getirildi!
İşi bozulan da çalışanları sokağa attı…
Peki patronlar hiç mi bedel ödemeyecek?
Bu kabul edilemez bir durumdur…
Eğer herkes elini taşın altına koyacaksa kaçak yaşamın baş mimarı olan patronların elleri de taşın altında olmalıdır!
Çalışanlar bir asgari ödeyecekse patronlar iki asgari ücret ödeyerek adalet sağlanmalıdır…
Bakanlar kurulundan bu yönde bir karar almalarını da bekliyoruz!
