Şu Afrika olayı
Tanzania başkenti Dar-ül Salam'da yapılan "Dünya Basın Konseyleri Birliği" toplantısı dolayısıyla bir tutam Afrika'yı ellediğimi sık sık yinelerim.
Çünkü Afrika beni çok etkiledi. Niye etkilemesin ki!Afrika içlerinden çalınan zencilerin, hayvan sürüsü gibi taşındığı ve mal gibi ihraç edilmeden zincire vuruldukları insanlık utancını temsil eden "kalecik" oradadır."Kalecik" diyorum çünkü kale değil,kireçlenerek beyaza boyanan taşlarla yapılan sürgün yatağı...
Kale demişsem Lefkoşa veya GaziMağusa kalesini ya da Girne kalesini beklemeyiniz.Üç metrelik duvar ucuz zenciler(?) için yeterli görüşmüştü beyaz tüccarlar tarafından. Zaten bir kaç gün orada zincirde bekletiliyor ve rıhtım bozuntusuna yanaşan gemilerin ambarlarına atılıyorlardı. Okyanusu geçerken hastlananların, ölenlerin ayağına taş bağlanıp denize atılıyordu.
Bogoyama yakınlarındaki zenci toplama kalesi(?), etrafında madeni çalınarak siyaha dönüştürülen verimsiz topraklar kara Afrika'nın gerçek yüzüdür.Orada beyazın insanlık dışı eylemlerine tanık olur,nerede ise o koku içinize siner ve insanlığınızdan nefret edersiniz.
Şimdi "Afrika,Afrika" diyen beyazların dünyası,geride bıraktıkalrı eserlerine şimdi dönüp bakmak niyetindeler mi bilmiyorum.Afrika bir ayna, sömürgeci beyaz o aynada kendini görürse korkar diye yardıma bile yanaşmıyor.Yoksa Newyork,Londra,Paris gibi kentlerde çöpe atılacak yiyecekleri toplasanız Afrika'nın açlarını doyurursunuz. Yeter ki niyet olsa...
Sudan yeniden açlık yaşarken bu kez Türkiye öne çıktı.Bana göre birçok Batı ülkesini utandırdı.Ama yine de bana ulaştırılan aşağıdaki bilgiyi hele bir okuyunuz.Dünya gerçekleri her zaman televizyonun beyaz camından yansıyana pek benzemez.
Değerli dostum ve kardeşim Onur Öymen'in derleyip gönderdiği bilgiyi sizlere sunuyorum.Okuyunuz ve kararı siz veriniz:
"Somali'ye yardım için son günlerde Türkiye'de başlatılan........
