Kıbrıslı Türkler itaati değil özgürlüğü öğrendi
Bu konuda inanın Kıbrıslı Türkler dileyen topluma ders verecek kadar tecrübelidir.
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı’nın Kuzey Kıbrıs üzerine yaptığı son açıklamaları okurken insanın aklına önce şu soru geliyor: Kıbrıs’ı ne kadar tanıyorsunuz? Haritasını bilmekten, jeopolitik önemini anlatmaktan, Doğu Akdeniz’deki koordinatlarını ezberlemekten söz etmiyorum. Kıbrıs Türk toplumunun hafızasını, siyasal kültürünü, acılarını, direnme biçimlerini, sendikalarını, meydanlarını, gazetelerini, öğretmenlerini, işçilerini, yani bu toplumun ruhunu ne kadar tanıyorsunuz? Çünkü bir topluma sürekli dışarıdan bakarak, onun üzerine güvenlik senaryoları kurarak, her itirazını “sivil itaatsizlik”, her farklı sesini tehlike, her örgütlü yapısını şüpheli unsur olarak görerek o toplumu anlayamazsınız. Onu ancak yönetilmesi, hizaya getirilmesi, denetlenmesi gereken bir alan olarak görürsünüz. Kıbrıs Türk toplumu ise bir alan değildir. Bir halktır. Hafızası vardır. İradesi vardır. Ve en önemlisi, özgürlüğüne ilişkin son derece güçlü bir hassasiyeti vardır.
Sendika aidatlarının çalışanların maaşlarından kesilmesine karşı çıkabilirsiniz. Bunun hukuki, ekonomik ve etik gerekçelerini tartışabilirsiniz. “Aidat isteyen sendika üyelerinden kendisi toplasın” da diyebilirsiniz. Bunların hepsi tartışılabilir. Fakat “böyle olursa sendikaların gelirleri yarı yarıya düşer” cümlesini sanki ulaşılması gereken siyasal bir sonuçmuş gibi söylemeye başladığınız anda mesele artık aidat tekniği olmaktan çıkar. Çünkü sendikanın güç kaybetmesini arzulayan bir siyasal dil ortaya çıkar. Hele bunu Kıbrıs Türk toplumunun demokratik yapısını, tarihini ve sendikal geleneğini yeterince hesaba katmadan söylüyorsanız, o zaman sorun çok daha büyüktür.
Kıbrıs Türk toplumu için sendikalar yalnızca maaş pazarlığı yapan kurumlar değildir. Bu ülkede sendikalar, tarih boyunca demokratik kültürün en önemli taşıyıcılarından biri olmuştur. Öğretmen sendikalarından kamu çalışanlarına, işçi örgütlerinden meslek kuruluşlarına kadar örgütlü toplum; iktidarın karşısında yurttaşın sesini büyüten, devlet karşısında bireyin yalnız kalmasını engelleyen yapılardan oluşur. Katılmayabilirsiniz. Eleştirebilirsiniz. Yönetimlerini yanlış bulabilirsiniz. Ancak onların varlığını veya gücünü demokrasinin problemi gibi göstermek, Kıbrıs Türk siyasal kültürünü anlamamaktır. Çünkü burada sendikanın sesi........
