Bayram'da Kerbelâ'yı hatırlamak!
Kerbelâ, sadece bir tarih değil; bir bilinçtir. Bir kırılma, bir aynadır. O aynaya her baktığımızda aynı soruyla yüzleşiriz: Hakikatin yanında mıydık, yoksa onu yalnız bırakan kalabalığın içinde mi?
680 yılında yaşanan Kerbelâ hadisesi, salt bir iktidar mücadelesi değildir. Bu olay, İslâm’ın özüne karşı yapılan en büyük iç ihanetlerden biridir. Hz. Hüseyin’in karşısında duranlar yalnızca bir ordu değildi; aynı zamanda korkunun, çıkarın ve suskunluğun kurumsallaşmış hâliydi. Daha acı olan ise şudur: Bu ihanet, dışarıdan değil içeriden geldi. İslâm’ın içinden, Müslüman görünen ama hakikati terk etmiş bir zihin tarafından.
Bugün de değişen pek bir şey yok.
Kerbelâ’da Yezid’in ordusu neyi temsil ediyorsa, bugün de benzer zihniyetler farklı isimlerle, farklı sistemlerle varlığını sürdürüyor. O gün susanlar, bugün de susuyor. O gün çıkarını hakikatin önüne koyanlar, bugün de aynı refleksi sergiliyor. İsimler değişiyor, coğrafyalar değişiyor ama zihniyet aynı kalıyor.
İslâm tarihi boyunca en büyük zarar dış düşmandan değil,........
