Rumlar yapacak, Türk tarafı seyredecek… OLAMAZ…
Güney Kıbrıs’ta parlamento seçimleri geride kalmasına rağmen, hastalıklı milliyetçilik üzerinden prim elde etme süreci ya da savaşı devam ediyor.
Özellikle DİSİ ve Başkanı Annita Dimitriu’nun izlediği politika ve paylaşımlar bunun somut göstergesidir.
Bu gelişmeler, Rum Toplumunda milliyetçiliği sorgulamamı şiddaladı, dürttü.
Kıbrıs’ta, Kıbrıs Rum toplumunun en eski ve en etkili siyasi kurumu hangisidir diye sorulsa, pek çok kişinin aklına partiler gelir. Oysa tarihsel gerçek farklıdır. Kıbrıs Rum toplumunda yaşayan en eski siyasi parti, fiilen Ortodoks Kıbrıs Rum Kilisesi’dir.
1571 yılında Osmanlıların adayı fethetmesinden sonra Kıbrıs’ta yeni bir dönem başladı. Venedikliler döneminde ekonomik ve kurumsal açıdan büyük ölçüde zayıflayan Ortodoks Kilisesi, Osmanlı yönetiminin tanıdığı imkanlarla yeniden güç kazandı.
Osmanlı idaresi yalnızca dini kazanımları, yağmalanan değerleri vermedi… Rum toplumunun temsil edilmesinde kiliseye önemli bir kurumsal rol de tanıdı. Böylece kilise, dini otorite olmanın ötesine geçerek siyasi ve toplumsal liderlik görevini de üstlendi.
Bu tarihsel ayrıcalığın en çarpıcı örneği, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı olan Başpiskopos Makarios’tur. Makarios’un devlet başkanlığı, kilisenin Rum toplumundaki siyasi ağırlığının somut göstergesidir. Osmanlı Döneminin Kıbrıs adasına bıraktığı mirasın........
