Güvensizlik büyüdükçe, dedikodu bilgi yerine geçer…
Kıbrıs’ın en mutsuz insanlarından biriyim. Çünkü adacığımızın taşından daha çok insanları bilirim. En keskin davranışların pek çoğu ya geçmişten gelen ya da bugünlerin küçük hesaplarının örtüsüdür.
Aşırı keskinlik eşittir pasifizm. Keskinlikle pasiflik örtülmeye çalışır. Bu noktada siyasi dilimlemenin olduğu bir doğrunun, iki ucu bir birine yakındır.
Dünya çapında bir araştırma yapılsa, kapsamlı konuşmak yerine sloganlarla yetinilen coğrafyalar sıralamasında Kıbrıs’ın ön sıralarda yer alması kimseyi şaşırtmaz. Çünkü bizde meselelerin özüyle yüzleşmek yerine, kelimelerin cilasına sığınma alışkanlığı vardır. Slogan kısa, etkili ve alkış alırdır. Ama çözüm üretmez.
En önemli konular, birkaç cümleyle geçiştirilir. “Herkesin bildiği gibi” diye başlayan cümleler, çoğu zaman kimsenin tam olarak bilmediği boşlukları örter. Bilgi yerine kanaat, analiz yerine tekrar, Kıbrıslı deyişiyle yiro atar Kıbrıs’ta. Böyle olunca da tartışma değil, yankı oluşur.
Bizim buralarda taşlar hâlâ yerine oturmamıştır. Bu sadece siyasi yapı için değil, zihinsel yapı için de geçerlidir. Belirsizlik adeta sistemin bir parçası haline gelmiştir.........
