BBC yine Tüp Bebek Merkezi haberi yaptı…
Yüzlerce yıl geriye gitmeye gerek yok. Son yüz yılda insanlığın katettiği mesafeye bakmak yeterlidir. Bilimin, özellikle de tıbbın bizi daha nerelere taşıyacağını kestirmek gerçekten zor. Daha dün çaresiz kabul edilen hastalıklar bugün tedavi ediliyor. İnsan ömrü uzuyor. Genetik bilimi yeni kapılar açıyor. Üreme sağlığında ise bir kuşak önce hayal bile edilemeyen yöntemler artık hayatın parçası. Ancak, eğitim ve sağlık için kullanılan “sektör” tanımlamasını bir türlü içime sindiremiyorum. Sektör dediğiniz zaman akla ekonomi geliyor. Ekonominin olduğu yerde para, paranın olduğu yerde de kâr-zarar hesabı var. Sağlıkta ise insan var. İlaç sektörü dünyanın parasal hacmi en büyük sektörlerinden biridir. Kronik hastalıklar da doğal olarak bu devasa pazarın sürekliliğini sağlıyor. Bu nedenle zaman zaman, bazı hastalıklarda kalıcı çözümlerin bulunmasına rağmen ekonomik çıkarların tedavinin yaygınlaşmasının önüne geçebileceği kuşkuları dile getiriliyor.
*** Üreme sağlığı ise çok daha hassas. İnsanın en doğal arzularından biri neslini devam ettirmektir. Eskiden çocuk sahibi olamayan çiftler için seçenekler çok sınırlıydı. Çoğu zaman “kader” denilip geçilirdi. Çocuk özlemi ağır basarsa evlat edinme gündeme gelirdi. Tıp ilerledi. Bugün tüp bebek uygulamaları sayesinde çocuk sahibi olamayan pek çok çift anne-baba olabiliyor. Tüp bebek uygulaması, doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlere tıbbın sunduğu önemli bir üreme yöntemidir. Kadından alınan yumurta ile erkeğin spermi laboratuvar ortamında döllendirilir, oluşan embriyo anne rahmine yerleştirilir. Gerektiğinde bağışçı yumurta veya sperminden de yararlanılabilir. Amaç, sağlıklı bir........
