menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atina’ya bakarken Kıbrıs’ı görmek

22 0
15.06.2026

   ATİNA- Atina’ya kaç kez geldiğimi hatırlamıyorum.

   Ancak çok geldiğimi rahatlıkla söyleyebilirim.

   Bu kez de Atina’ya gelir gelmez kendimi biraz hatıraların içinde dolaşırken buldum.

Yıllar önce gördüğüm sokakları, meydanları, binaları yeniden gözden geçirdim. İnsan bazen bulunduğu şehirden çok, zihnindeki şehirlerde dolaşıyor.

Ne var ki biz Kıbrıslılar için dünyanın neresine gidersek gidelim yanımızda götürdüğümüz bir konu vardır: Kıbrıs meselesi.

Atina’ya da ister istemez bu gözle bakıyorum.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş düzeninde Yunanistan, Türkiye ve İngiltere garantör ülkelerdir. Ancak İngiltere’nin garantörlüğü ile Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğü aynı anlamı taşımaz.

   İngiltere’nin esas garantörlüğü kendi çıkarlarınadır dersek yanlış olmaz.

   1960 yılında adanın bütünündeki egemenliğini sona erdirirken, iki egemen üs bölgesini kendisine ayırdı. Böylece Kıbrıs’tan tamamen çıkmadı, aksine stratejik varlığını kalıcı hale getirdi.

   Aslında üslerin konumuna bakmak bile İngiltere’nin Kıbrıs’ın stratejik değerini nasıl okuduğunu anlamaya yeter.

   Kıbrıs’ın önemi yalnızca ada olmasından kaynaklanmaz. Orta Doğu’ya yakınlığı, Süveyş Kanalı’yla bağlantısı, Kuzey Afrika’ya uzanan jeopolitik hat üzerindeki yeri, adayı bölgesel güç dengelerinin vazgeçilmez bir parçası yapar.

   İngiltere bunu çok önceden gördü.

   Bu nedenle üslerini kuzey kıyılarında ya da Karpaz bölgesinde değil, güneye yerleştirdi.

   Zaten tarih boyunca adanın kuzey sahillerinde büyük ve doğal limanlar gelişmedi. Ticaret ve deniz ulaşımı açısından güney limanları çok daha avantajlıydı.

Atina’da dolaşırken bir başka konu da aklıma geldi.

Kıbrıslı Rumlar için Yunanistan “ana vatan” olarak tanımlanır.

Ancak günlük yaşamda bunun yansıması, Kuzey Kıbrıs’taki “ana vatan Türkiye” vurgusuyla kıyaslanamayacak kadar zayıftır.

   Güney Kıbrıs’ta Yunan bayrakları elbette vardır. Özellikle milli günlerde ve bazı kurumlarda dikkat çeker. Ancak günlük sohbetlerde, sıradan insanların konuşmalarında Yunanistan’a yapılan vurgu bizdeki kadar yoğun değildir.

   Bunun nedenlerinden biri de ekonomik gerçekliktir.

   Kıbrıs Rum ekonomisi uzun yıllardır Yunanistan ekonomisinden daha güçlü bir görüntü vermektedir. Bu nedenle ilişki daha çok siyasi ve kültürel zeminde sürmektedir.

   Peki, Kıbrıslı Rumlar Yunanistan’a gerçekten güveniyor mu?

   Dün Larnaka Havalimanı’nda uçağı beklerken 65 yaşlarında, Girne........

© Kıbrıs Gazetesi