menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Siyasilerden telkin dönemi artık geride kalmıştır”

27 0
14.06.2026

Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Ömer Köseoğlu, KIBRIS Gazetesi Köşe Yazarı Hasan Hastürer’in sorularını yanıtlarken önemli konuların altını çizdi…

Devlet yapısının önemli kurumlarından biri olan Kamu Hizmeti Komisyonu’nun çalışmaları doğrudan ve dolaylı olarak mercek altında olmuştur. Kamuda çalışma tercihini devamı, Kamu Hizmeti Komisyonundan adil beklentileri yukarılardan tutmaktadır.

Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Ömer Köseoğlu, bir sorumuzu yanıtlarken, “Kamu Hizmeti Komisyonu başkan ve üyeleri de Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Atanan kişiler de görevlerini bağımsız olarak yürütürler. Burada atanan kişi çok önemlidir. Atanma yönteminden bağımsız olarak atanan kişinin insanlar arasında ayrım yapmaması, adalet anlayışı, adil olması önemlidir. Bağımsız bir şekilde hareket edebilmesinin güvencesi de bağımsız olması ve görevine son verilme şeklinin mahkeme yargıçların görevine son verme koşulları ile aynı olmasıdır.” dedi.

   H.HASTÜRER: Kamu Hizmeti Komisyonu’nun devlet, yönetim yapımızdaki geçmişi nedir?

Ö. KÖSEOĞLU: 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkan Muavini tarafından müştereken, altı yıllık süreler için tayin olunan 1 Başkan ve 9 üyeden oluşan Amme Hizmeti Komisyonu 7 Kıbrıslı Rum ve 3 Kıbrıslı Türk üyeden oluşmaktaydı.

21 Aralık, 1963’te başlayan toplumlararası çatışmalardan sonra Türk tarafında yönetim Genel Komiteye geçti. Daha sonra 28 Aralık, 1967’de kabul edilen Temel Kurallar ile Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi kuruldu. Temel Kurallar 1960 Anayasası altında kurulan Amme Hizmeti Komisyonu’nun görevlerinin Geçici Türk Yönetiminin tüm memurları hakkında 3 üyeden kurulu bir Komisyon tarafından yapılmasını öngördü. Türk Amme Hizmeti Komisyonu üyeleri Türk Yönetimi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısının teklifi üzerine Yönetim Başkanı tarafından tayin edilmişlerdi.

1975 Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasası’nın 93. maddesi kamu görevlilerinin özlük işlerine bakacak bir bağımsız organın kurulmasını öngördü.

1985 Anayasası’nın 121. maddesi kamu görevlilerinin atanmalarını, terfilerini, nakillerini ve diğer özlük işleri ile disiplin  işlemlerini yapmak üzere tarafsız ve bağımsız organ veya organların kurulmasını öngörmektedir. Temel Kuralların kabulunden itibaren mevcut olan Kamu Hizmeti Komisyonu’nun Yasası ancak 1983 yılında yapılmıştır.

   H.HASTÜRER: Siyasi nitelikli oluşumu, bağımsız, tarafsız, adil çalışmasına engel olmuyor mu?

Ö. KÖSEOĞLU: Anayasal olarak Cumhurbaşkanları bir siyasi partinin adayı olarak seçilse bile bağımsız olur ve bağımsız hareket eder. Kamu Hizmeti Komisyonu başkan ve üyeleri de Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Atanan kişiler de görevlerini bağımsız olarak yürütürler.

Burada atanan kişi çok önemlidir. Atanma yönteminden bağımsız olarak atanan kişinin insanlar arasında ayrım yapmaması, adalet anlayışı, adil olması önemlidir. Bağımsız bir şekilde hareket edebilmesinin güvencesi de bağımsız olması ve görevine son verilme şeklinin mahkeme yargıçların görevine son verme koşulları ile aynı olmasıdır.

Kanaatimce nasıl atandıkları değil, atanan kişinin doğru kişi olup olmadığı daha önemlidir. Anayasamıza göre bağımsız kurumlar mevcuttur. Hepsinde atama şekillerinde farklılık göstermektedir. Ancak yönetim başarısı, tarafsızlık, adil olma, şeffaflık, verimlilik, memnuniyet açısından kurumların yöneticilerinin atanma şekillerine göre farklılık göstermesi mümkün değildir. Kısaca atama yöntemleri başarıda ne kadar etkili olmaktadır?

   H.HASTÜRER: Siyasilerden telkin gelme devri kapandı mı?

Ö. KÖSEOĞLU: Evet kapandı. Bugün bunu çok net bir şekilde söyleyebilirim ki, siyasilerden telkin dönemi artık geride kalmıştır. Aslında bu anlayış yakın geçmişte de büyük ölçüde terk edilmişti; ancak son yıllarda Kamu Hizmeti Komisyonu´nun çalışmasında kuralların daha da netleşmesi ve süreçlerin şeffaf ve daha istikrarlı hale gelmesiyle birlikte liyakat ilkesi daha güçlü şekilde uygulanmaya başlaması ile birlilikte böyle bir düşünceye olasılık bırakmamış olundu.

Kamu Hizmeti Komisyonu, görev ve yetkilerini Anayasa ve yasalar çerçevesinde bağımsız olarak kullanır. Komisyon, herhangi bir siyasi makamdan, kurumdan veya kişiden icazet almaz. Kararlarını yalnızca mevzuata, sınav sonuçlarına, objektif değerlendirme kriterlerine ve üyelerinin  vijdanına göre verir.

Bizim için önemli olan adayın kim olduğu değil ne........

© Kıbrıs Gazetesi