“Parayı tutsak edemezseniz, para sizi tutsak eder”
Dr. Suat Günsel… Kıbrıs Türk halkının girişimcilik tarihi, en eskilerden bugüne, hatta gelecek öngörüsüyle yazıldığı zaman tartışmasız ilk sıralarda yer alacak isimlerden biridir. Kuzey Kıbrıs’ta girişimcilik adımlarını atmaya başladığı ilk günden bugüne Suat Hoca’yla sıcak bir iletişimim oldu. Bir anlamda yaptıklarının daha düşünce aşamasındaki varoluşunu gözledim. Düşünmek başka, yapmak başka. Hele orta büyüklükte bir adada yaşıyorsanız ve mensubu olduğunuz toplum nüfus olarak azınlıktaysa, büyük düşünmek de büyük düşündüğünüzü hayata geçirmek de kolay değildir. Azınlık psikolojisinin bireysel ve toplumsal özgüven üzerindeki olumsuz etkilerini küçümsememek gerekir. Kıbrıs Türk halkının ekonomik, kültürel ve siyasi tarihine baktığınız zaman ne demek istediğimi daha kolay anlarsınız. Düşünebiliyor musunuz? Kıbrıslı Türklerin hafızalarda kalan en eski örgütsel yapılarından birinin adı, Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu, KATAK. Kuruluş tarihi 18 Nisan 1943. Kendi çıtanızı daha isminden “azınlık” diye aşağıya koyduğunuz zaman siyasette, ekonomide, eğitimde, kültürde bırakın evrensel ölçekte olmayı, ada çapında büyük hedefler koymak bile zorlaşır. Suat Hoca’yı Suat Hoca yapan, işte böyle bir toplumsal ortamda önce hayal etmesi, sonra o hayalleri gerçekleştirmek için korkusuzca adım atmasıdır. Hem de dışarıdan bakanların “çok büyük risk” dediği adımları… Cemaat Meclisi binasının üst katındaki bir dershaneden, bugün dünya ölçeklerinde nicelik ve nitelik olarak küçük bir şehir büyüklüğündeki üniversite kampüsüne… Kolay değil. Suat Hoca; girişimciliğin, üretmenin ve büyük düşünmenin, evrensel değer gördüğü bir ülkede bunları yapsaydı düşünce yapısı, girişim öngörüsü ve girişim cesaretinin toplamına “SUATİZM” denirdi. Özgüven eksikliğinin ve öğrenilmiş çaresizliğin geniş tabanlı olduğu bir toplumsal yapıda Suat Hoca’nın yaptıkları, istisnanın da istisnasıdır. *** Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünün ilk binalarında kırmızı tuğlalar kullanılmıştı. Neden? O günlerde kırmızı tuğlaların yağmurla ilişkisine kadar uzanan bilimsel gerekçelerini Suat Hoca’dan dinlemiştim. Bugün artık tarihi sayılabilecek kırmızı kiremitli rektörlük binasındaki çalışma odasında babasının ve dedesinin yağlı boya tabloları neredeyse odanın merkezindeydi.........
