Kıbrıs’ta var olan durum ve varil siyaseti…
Tarih yaprakları 28 Ocak 2026’yı gösterdiğinde, Kıbrıs meselesinde bir kez daha “zamanın geriye döndürülemez olduğunu” teyit eden bir buluşmaya şahitlik ettik. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis ve BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın gerçekleştirdiği üçlü zirve, malumun ilamı olmuştur.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın toplantı çıkışında sarf ettiği; “Verimli değil ama yararlı bir toplantıydı” ifadesi, diplomatik nezaketin ötesinde derin bir mesaj barındırıyor. Verimli değildi; çünkü Rum tarafının zihniyetinde milim sapma yok. Yararlıydı; çünkü muhataplarımızın çözümsüzlüğü bir “devlet politikası” haline getirdiğini bir kez daha yüzlerine bakarak teyit ettik.
Arpa boyu yol ve oyalama taktiği
BM Temsilcisi Cuellar’ın “5 1 şimdilik olmayacak” itirafı ve sürecin “yavaş” işlediğini belirtmesi, Cenevre hayalleri kuranlara soğuk bir duş etkisi yapmıştır. Masada hala usulden ziyade birincil öncelikte olmayan konuların konuşulması, Rum tarafının esasen egemenlik paylaşımına ne kadar uzak olduğunun, işi zamana yayarak oyalama taktiği güttüğünü düşündürmektedir. Hristodulidis’in sunduğu metinlerde “yeni” hiçbir şey yoktur; 60 yıldır pişirip önümüze koydukları bayat yemeklerin, yeni bir servisle sunulmasından ibarettir.
AB’nin “Bizans” körlüğü
Ancak asıl vahamet, masadaki tıkanıklık değil, Avrupa Birliği’nin takındığı tavırdır. 1 Ocak 2026 itibarıyla AB Dönem Başkanlığını devralan GKRY’nin Lefkoşa’da düzenlediği törende konuşan AB Komisyonu Başkanı Ursulavon der Leyen’in sözleri, bir gaflet değilse, açık bir “tarihsel husumetin” dışavurumu değil midir?
Gelecek vizyonu çizmesi beklenen AB Komisyonu Başkanı’nın, referans noktasını “Bizans kiliselerinin gölgesi” olarak belirlemesi ve metninde Kıbrıs Türk Halkına tek bir satır dahi ayırmaması, Brüksel’in vizyonunun “Haçlı zihniyetinden” öteye gidemediğinin göstergesi midir? Sanki bu Ada’da Osmanlı asırlarca hüküm sürmemiş, sanki bu topraklarda Kıbrıs Türk Halkı yaşamıyormuş gibi davranmak, sadece diplomatik nezaketsizlik değil, tarihi inkâr etmektir.
Lokmacı’da “varil........© Kıbrıs Gazetesi
