menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs mülkiyet rejiminde kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi (Dizi Sonu)

17 0
previous day

Önceki altı yazıda Lennart Poulsen’ın iki çalışmasından hareketle Kıbrıs mülkiyet dosyasının hukukî çerçevesini okurumuzun bilgisine getirdim. Dizinin bu son yazısında değerlendirmeyi ileriye dönük bir zemine taşımak ve önümüzdeki dönemde güçlendirilmesinde yarar görülen başlıkları sıralamak istiyorum. Genel tablo Kıbrıs Türk tarafı bakımından olumludur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2010 tarihli Demopoulos kararıyla Taşınmaz Mal Komisyonu’nu erişilebilir ve etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul etmiş, 10 Haziran 2025 tarihli K.V. Mediterranean Tours kararında da Komisyonun sağladığı tazminat, takas ve iade seçeneklerini ve kaydedilen ilerlemeyi ayrıca kayda geçirmiştir. Aynı kararda tek bir dosyadaki sürece ilişkin süre değerlendirmesi yapılmış olması ise sistemin niteliğine değil, işleyiş temposuna ilişkin bir tespittir. Bu tespitin yapıcı biçimde değerlendirilmesi mümkündür. Demopoulos’un sağladığı hukukî zeminin korunması, Komisyonun öngörülebilir sürelerle çalışmasına bağlıdır. Bu çerçevede kadro ve bütçe imkânlarının genişletilmesi, dosya akışının dijitalleştirilmesi ve karar sürelerine ilişkin iç düzenlemelerin gözden geçirilmesi değerlendirilebilir. Bahse konu adımlar bir eksiklik kabulü olarak değil, uluslararası yargı önünde kazanılmış bir konumun tahkimi olarak okunmalıdır. Karşılaştırmalı hukuk tecrübesi de bu yöndedir. Çatışma sonrası mülkiyet giderim mekanizmalarının başarısı, kurulmuş olmalarından çok sürdürülebilir biçimde işletilmelerine bağlı görülmektedir. Bosna-Hersek ve benzeri örneklerde de mekanizmaların itibarı, dosya akışının öngörülebilirliğiyle birlikte artmıştır. Komisyon kararlarının gerekçeleriyle ve düzenli biçimde yayımlanması da aynı çerçevede önem arz etmektedir. Yayımlanmış bir karar külliyatı hem içtihat tutarlılığını görünür kılar hem de dışarıdan yöneltilebilecek belirsizlik iddialarını kendiliğinden karşılar. Uluslararası hukuk literatüründe bir mekanizmanın etkililiği, çoğu zaman kararlarının incelenebilirliğiyle ölçülmektedir. Güney’de taşınmazı bulunan Kıbrıslı Türklerin talepleri bakımından da sistematik bir belgeleme çalışmasının faydalı........

© Kıbrıs Gazetesi