menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs ziyareti

33 0
22.07.2026

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı 30 Haziran 2026 tarihinde resmen sona ererken, Kıbrıs meselesi yeniden hareketli bir diplomatik takvime sokulmaya çalışılmaktadır. Bu noktada AB ve GKRY demişken AB’nin süreç içerisinde taraflı tutumuna kısaca değinmeden geçemeyeceğim. Avrupa Birliği’nde veto mekanizması, oybirliği gerektiren dış politika, genişleme, vergi ve bazı temel kurumsal konularda her üye devlete kararları tek başına engelleme imkânı tanımaktadır. GKRY ve Yunanistan da bu yetkiyi, Türkiye ve Kıbrıs meselesine ilişkin süreçlerde siyasi baskı aracı olarak kullanabilmektedir. Avrupa Birliği’nin, en başından bu yana GKRY ve Yunanistan’ın veto tehditleri karşısında bu iki tarafın siyasi önceliklerini esas alan bir tutum sergilemesi; Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını görmezden gelerek Kıbrıs meselesinde tarafsız bir aktör olmaktan uzaklaştığını her geçen gün tekrar tekrar açıkça ortaya koymaktadır. *** Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in temmuz ayının son haftasında adaya bir ziyaret gerçekleştireceği, BM Sözcülüğü tarafından da doğrulanmıştır. Ne var ki bahse konu ziyaretin, görev süresi yılsonunda tamamlanacak bir Genel Sekreterin Kıbrıs konusunu canlı tutma çabasının ötesine geçip geçemeyeceği başlı başına bir tartışma konusudur.  Zira Kıbrıs’ta bugün taraflar arasında üzerinde uzlaşılmış bir ortak zemin bulunmamakta ve söz konusu ziyaret de bu boşluğu doldurmaktan çok, onu daha görünür kılmaktadır.  Ziyaretin kamuoyuna yansıma biçimi dahi, dikkat çekicidir. Program henüz resmî olarak netleşmeden Rum basınına (Politis, Fileleftheros, Alithia) düşen kulis bilgileri, ardından gelen resmî doğrulama ve bu süreçte oluşturulmaya çalışılan atmosfer, tesadüfi bir haber akışından ziyade planlı bir yönlendirme izlenimi vermektedir. Bu yönlendirmenin temel amacının, Genel Sekreter’in KKTC Cumhurbaşkanlığında KKTC makamlarıyla eşit statüde bir görüşme yapmasının önüne geçmek olduğu değerlendirilebilir. Zira Rum tarafı açısından mesele, Genel Sekreter’in nerede ağırlanacağından çok, hangi statünün fiilen tanınacağıdır. Rum diplomasisinin izlediği hat bu çerçevede okunmalıdır. Genel Sekreter’in Kıbrıs Türk lideriyle ancak ara bölgede ya da BM denetimindeki bir........

© Kıbrıs Gazetesi