Avrupa Parlamentosu’nun taraflı kararı–2
Kıbrıs meselesinin doğru ve bütüncül biçimde anlaşılabilmesi için Rum-Yunan siyasal hareketliliğinin 1974 yılında başlamadığı, çok daha eski bir tarihsel geçmişe dayandığı gerçeğinin açık biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Kıbrıs Adası’ndaki ilk Rum ayaklanması, Yunanistan’ın Osmanlı Devleti’ne karşı mayıs 1821’de başlattığı isyandan yaklaşık bir ay sonra, haziran 1821 tarihinde Kıbrıs Başpiskoposu Kipriyanos’un önderliğinde gerçekleştirilmiştir. Söz konusu bir aylık zaman farkı, adadaki Rum siyasi hareketinin daha başlangıç aşamasından itibaren Yunanistan’ındaki siyasi gelişmelerle doğrudan etkileşim içerisinde şekillendiğini göstermektedir. Osmanlı Devleti’nin 1878 yılında Kıbrıs’ın idaresini İngiltere’ye geçici ve şartlı olarak bırakmasının ardından İngiltere, 5 Kasım 1914 tarihinde adayı tek taraflı ve hukuka aykırı biçimde ilhak etmiştir. Bu tarihten itibaren Kıbrıslı Rumlar, adanın Yunanistan’a bağlanmasını amaçlayan Enosis hedefini kurumsal ve kesintisiz bir siyasi çizgi hâlinde sürdürmüşlerdir. Giorgos Georgis, Christos Kyriakides ve Charalambos Charalambous’un editörlüğünde hazırlanan ve 2022 yılında Lefkoşa’da Elias Epiphaniou Publications tarafından yayımlanan The Cypriot Referandums for Union with Greece adlı akademik eser, söz konusu ilhak ve Enosis politikasının 1914, 1921, 1930 ve 1950 yıllarında gerçekleştirilen referandumlarla desteklendiğini ve bu sürecin arşiv belgeleriyle ortaya konulduğunu göstermektedir. Söz konusu talepler, 1955 yılında kurulan EOKA adlı silahlı örgütle birlikte sistematik bir şiddet hareketine dönüşmüştür. Sömürgecilik karşıtı bir mücadele görünümü altında faaliyet gösteren bu paramiliter yapı, adanın kurucu ve asli unsurlarından biri olan Kıbrıs Türklerini siyasal denklem dışına çıkarma projesinin askerî kanadını oluşturmuştur. 15 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirilen darbenin niteliği, meselenin hukuki çerçevesinin anlaşılması bakımından belirleyicidir. Adayı Yunanistan’a bağlamayı öngören Enosis ideali, 1950’li yıllarda General Georgios Grivas’ın önderliğinde İngiliz sömürge yönetimine karşı kurulan EOKA örgütü tarafından kurumsallaştırılmıştır. 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından Cumhurbaşkanı seçilen Başpiskopos Makarios, Türkiye’nin garantörlük yetkisini ve uluslararası dengeleri dikkate alarak bağımsız Kıbrıs ekseninde daha temkinli bir siyasi çizgi izlemeye başlamıştır. Grivas ise Makarios’un bu tutumunu Enosis idealine ihanet olarak değerlendirmiştir. Bu gelişmeler üzerine Grivas, 1971........
