Afrika’dan Avrasya’ya Türkiye, Fransa ve çok boyutlu denge politikaları- 1
İstanbul’un fethiyle yeni bir çağın kapılarını aralayan, ardından Barbaros Hayreddin Paşa’nın denizlerde elde ettiği başarılarla Akdeniz’de belirleyici bir güç hâline gelen Osmanlı İmparatorluğu, yüzyıllar boyunca Afrika, Ortadoğu ve Balkanlar’da yalnızca askerî ve siyasi bir hâkimiyet değil; aynı zamanda adalet, birlikte yaşama ve farklı topluluklar arasında dengeye dayalı bir düzen inşa etmiştir. Literatürde çoğu zaman “PaxOttomana” olarak anılan bu tarihsel miras, bugün Türkiye’nin geniş coğrafyalara uzanan diplomatik vizyonunu anlamak bakımından önemli bir arka plan sunmaktadır. Buna karşılık, Osmanlı düzeninin zayıflaması ve bölgeden çekilmesiyle birlikte Fransa ve İngiltere başta olmak üzere Avrupalı sömürgeci güçlerin Afrika, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de kurduğu nüfuz alanları, birçok toplumda ekonomik bağımlılık, siyasal vesayet ve kaynak transferi tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Günümüzde Afrika’dan Doğu Akdeniz’e, oradan Orta Asya ve Hazar havzasına uzanan geniş jeopolitik hatta yaşanan gelişmeler, bu tarihsel hafızadan bağımsız okunamaz.
Afrika’da nüfuzu aşınan Fransa ve “Kazan-Kazan” diplomasisiyle yükselen Türkiye
Fransa, Osmanlı’nın Afrika’daki etkisinin gerilemesinin ardından kıtada kurduğu sömürgeci nüfuz düzenini, bağımsızlık süreçlerinden sonra da “Françafrique” olarak adlandırılan siyasal, ekonomik ve askerî ağlar üzerinden uzun süre devam ettirmiştir. Bu sistemin en tartışmalı unsurlarından biri, Afrika devletlerinin parasal ve makroekonomik egemenliği üzerindeki etkileri nedeniyle eleştirilen CFA frangı mekanizması olmuştur. Geçmişte Afrika ülkelerinin döviz rezervlerinin önemli bir bölümünün Fransa merkezli kurumsal yapılarda tutulması, kıtada yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasal bağımsızlık tartışmalarını da derinleştirmiştir. Son yıllarda ise özellikle Mali, Burkina Faso ve Nijer gibi ülkelerde ortaya çıkan anti-kolonyal tepki, Fransa’nın Sahel başta olmak üzere Afrika’daki geleneksel nüfuzunu ciddi biçimde aşındırmıştır. Bu süreç, Fransa’nın kıtadaki........
