menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ünal Çağıner o kadar memnun olmuştu ki, “Bunu kutlayalım” demişti

14 0
29.03.2026

Yaşadığımız coğrafyada savaş 1 ayı buldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattığı savaş giderek yayılırken, binlerce masum insanın hayatını kaybetmesine, özellikle İran’da başkent Tahran’la birlikte diğer kentlerin ağır hasara uğramasına neden oldu.

Hemen her gün savaşın yol açtığı gelişmelerden bahsederken, haftanın bir günü de nostalji yapalım diyoruz. Kadim dostum Ahmet Tolgay ünlü işadamı, tanınmış turizmcilerimizden merhum Ünal Çağıner’in kitabını yazarken, ilginç bir anımı da anlatayım dedim.

Yurdunu, üzerine bastığı toprağı sevendi Çağıner. Girişimci, yatırımcı ve riske karşı kartını iyi oynayandı.

Bir karış toprağın bile değerlendirilmesi gerektiğini savunurdu. Bu da onun nedenli vatanperver olduğunun göstergesiydi. Örneğin, “Turizmde Rum yapar da biz niye yapmayalım” derdi. Bu fikrini Acapulco gibi göz kamaştırıcı bir eser ortaya koyarak kanıtlamıştı.

Yıllar önce İstanbul’dan kalkan bir uçakla Kıbrıs’a gelmiştim. Ercan Havaalanı’nda pasaport kontrolü için görevli polisin bulunduğu kontrol noktasına yaklaştığımda sağdaki bölümde polisle genç bir bayanın nazikçe tartışmasına tanık olmuştum. Anımsadığım kadarıyla söz konusu genç, esmerce bayan kimliğini çantasında bulamamış ve sıkıntıya girmişti. Herhalde İstanbul Havalimanı’nda düşürmüş olabilirdi.

Son derece üzgün olan hanımı tanımıştım. Acapulco Otel’de sahneye çıkan, şarkı söyleyen bir sanatçıydı. İster istemez söze karışmak zorunda kaldım. Daha doğrusu ülkeye giriş yapamayacak durumda çaresiz kalan sanatçıyı tanıdığımı söyledim. Bunun üzerine görevli memur yardımcı olmak istercesine bana “Siz kefil olur musunuz” diye sormuştu. Bende ‘olurum’ dedim.

Böylelikle gerekli işlemler yapılmış ve genç sanatçı bayan da ülkeye giriş yapabilmişti. Bana da teşekkür üstüne teşekkür etmişti. Ben orada bulunmamış olsaydım, kim bilir başına ne gelecekti?

Otele gider gitmez başına gelenleri anlatmış olacak ki, Ünal Çağıner dostum beni arayıp teşekkür etti ve en kısa süre içinde Otele beklediğini söyledi. Bir akşam gittiğimde bu olayı da kutlamış olduk. Masada kimler mi vardı? Merhum Başbakan Mustafa Çağatay, milletvekili ve Çağıner’in yakın arkadaşı Mehmet bey, Ünal Çağıner ve ben. Şarkılar bizim için söylenmişti.

Çok değerli dostum Ünal Çağıner ve eşine bu münasebetle bir kez daha Allah’tan rahmet dilerim. Mekanları cennet olsun. Yetiştirdiği değerli evlatları da onun çizdiği yolda adım atmakta, bu suretle anne ve babalarını yadetmektedirler.

Sönmezoğlu ailesinin çok kıymetli varlığı ve değerli aile büyüğü Ali Hüseyin Sönmezoğlu geçtiğimiz günlerde Vadili’de toprağa verildi. Sevgili eşi Ayşe hanım, evlatları Sabri – Zilha Sönmezoğlu, Mine Sönmezoğlu – Özgür Şanlıdağ, Fatoş Sönmezoğlu – Mustafa Hafızoğlu, kardeşleri Zehra Sönmezoğlu, Hanife – Yılmaz Reynar, Berin – Arif Yücetürk, Hüseyin Sönmezoğlu – Ayşe Arabacı, Songül Sönmezoğlu – Ercan Özer, “Acımız sonsuzdur. Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun” dediler.


© Kıbrıs Gazetesi