Türkiye ile saflarımızı daha da sıklaştıralım
Orta Doğu’da kan akmaya devam ediyor. Allah’ın verdiği canı almaktan çekinmeyenlerin doymak bilmez iştahlarını tatmin etmek kolay mı? Onlar düzenli, mamur kentler değil, illaki yakılıp yıkılmış, virane olmuş kentler görmek isterler.
Barış, huzur, güven ve istikrardan hoşlanmazlar. Fitne yayarak ülkeleri bir birine düşürmek, bunu başardıklarını görünce de ellerini ovuştururlar. Yangına körükle gitmek buna denir. Su yerine ateşe petrol dökmeyi tercih eder ve bundan zevk alırlar.
İşte bu yüzdendir ki, Orta Doğu’daki savaş giderek yayılıyor, COVID-19 döneminde olduğu gibi, nice sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasından dolayı akaryakıtta sıkıntılar bölgesel olmaktan çıkıp, küresel boyuta ulaşmış bulunuyor.
Özellikle akaryakıt kıtlığı dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’ı bile etkilemiş, onunla da kalmayarak Avrupa’da da kendini göstermiştir. İngiltere’de araçlar akaryakıt kuyruğuna girerken, birçok ülkede halk elinde bidonlarla akaryakıt istasyonlarına akın etmektedir. Aynen Hindistan’da olduğu gibi!
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş 1 ayı doldurmuş bulunuyor. Savaştan kim kârlı, kim zararlı çıktı bir yana, savaşın faturasını ödeyen yine masum insanlar olmuştur.
Savaşın başlangıcında İran’da Amerikan uçakları tarafından bombalanan Minab kentindeki kız ilkokulunda en az 175 öğrenci ve öğretmenlerinin katledilmesi en büyük canavarlık değil midir? Ne günahı, ne suçu vardı o masum yavruların?
İran’ı dize getireceğim diyerek müzakere masasında görüşmeler henüz devam ederken İsrail yönetiminin dürtüsüyle ABD Başkanı Donald Trump’ın girdiği bu savaş dünyada daha çok sorgulanacaktır. Ancak ne kadar sorgulansa, hatta cezalandırılsa da giden canların geri getirilmesi mümkün değildir.
Bunlardan gerekli derslerin çıkarılması gerek. Örneğin bu savaş ortamında Başbakan Yardımcısı, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği ve Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği yetkililerinin Kayseri, Nevşehir ve Kapadokya’da turizme yönelik girişimleri, riskli dönemlerde durumu fırsata dönüştürme çabası anlamındadır. En zor süreçte sığınacağımız liman olan Türkiye ile saflarımızı sıklaştırmak her bakımdan bizlere yarar sağlayacaktır.
Alicenap Lefkoşa’da defnedildi
Toygar ailesinin değerli büyüğü, iyi insan Tünay Toygar namı diğer ‘Alicenap’ geçen gün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Tüm dost akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyuruldu. Sevgili eşi Aliye Hanım, evlatları Günay – Şifa Özbengi Toygar, Gökhan – Demet Apakgün Toygar, kardeşleri Özay Toygar (merhum), Günay Günağar (merhum), Galip, Mehmet ve Doğan Toygar, Mustafa Alicenap, torunları Toykan, Toya, Yaz ve Gün “Acımız sonsuzdur. Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun” dediler.
