İki kadınımızın öyküsü
ÇAĞLAYAN’IN GÜZEL ŞAİR KIZI İLKAY ULUDAĞ ADALI: “Geri Gelmeyen Çağlayan” başlıklı köşe yazıma dokunaklı göndermelerde bulundu İlkay Adalı… Çağlayan’ın ve edebiyatımızın ritminde izleri olan kadın… “Tüm güzel günlerimizin geçtiği Çağlayan’da yaşadım.. Değerini bilmek gerekirdi Çağlayan’ın, ama olmadı ne yazık… Yasemin kokulu Çağlayan kaderine terk edildi…” satırlarıyla hüzünlü göndermeler yaptı … Çağlayan bölgesinde birçok alanda yetişen değerlerimizden biri de Çağlayan’ın güzel şair kızı İlkay Adalı’dır… İsimleri aklımda olan tüm o değerli kimlikleri toplasam haklarında biyografik kitap yazılır. İlkay Adalı, ilk kütüphanecimiz Türkân Hanımla belediyeciliğimize büyük hizmetler vermiş olan Niyazi Uludağ’ın kızıdır… Sevgül Uludağ ve Alper Uludağ kardeşleridir… Resmi biyografilere gerçi geçmemiştir… Ama genç kızlık adı “İlkay Uludağ” olan kadın şairimizin ilk şiirleri henüz ortaokul öğrencisi iken “Yolumuz” adlı haftalık gazetede yayınlandı… O gazeteyi yayınlayan Bayraktar Ortaokulu öğrencileri arasında ben de vardım… Ve ben de o günlerde Çağlayan’da otururdum ailemle… Sokağın adı, “İseus.” Mehmet Kansu’nun da liseye giderken bir süre oturduğu sokak… İlkay Uludağ, her hafta arka sokaktaki evinden koşarak ve heyecanla gelir ve bir zarfın içindeki şiirlerini “Yolumuz”da yayınlanmak üzere elime bırakırdı… Sonra koşarcasına tarlalar içinde kaybolurdu… Edebiyat tarihimize bu da geçsin… Çünkü İlkay Adalı edebiyatımızın gerçekten önemli bir kadın figürüdür.. Ocak 1944 Mağusa doğumlu İlkay Adalı’nın 1961’de mezun olduğu Lefkoşa Türk Kız Lisesi yıllarında yazdığı şiirleri; önce okulun duvar gazetesinde sonra da yerel gazetelerin sanat sayfasında ve okulunun “Utku” dergisi ile dönemin edebi........
