Güncel çeşitleme
OTANTİĞİN SANATÇISI VEDA ETTİ: Alper Susuzlu komple bir sanatçı idi… Ressamdı, karikatürist idi, yazardı, çizerdi, şairdi… Çekirdekten yetişme bir deha idi… Ama en fazla da “oyuncu” yönüyle tanındı ve dikkati çekti… Kendi yazdığı otantik oyunları yine kendi tarzıyla sahnede, mikrofon ve kamera önünde yorumladı… Komedi tiyatromuza otantiği getirdi… Eski Baf ve Karpaz Türk köylülerinin yerel dillerinden ve yoksul yaşam, saf, sade tarzlarından esinlenerek yarattığı kendi yerel ve otantik komedi tiyatrosu bazı çevrelerin tepkisini toplasa da, geniş kitlelere ulaşmayı başardı… Bazıları onun Kemal Tunç ve Osman Balıkçıoğlu ikilisinin “Alekko ile Caher” parodilerinden etkilenmiş olduğunu öne sürseler de, Kıbrıs Türk gösteri sanatında kız kardeşi Zaliha Susuzlu ile birlikte toplumsal bellekteki izlerini bıraktı… Uzun bir süredir etkinliklerinden uzak duran Alper Susuzlu’nun ani ve beklenmedik ölümü işte o ülkemizdeki beklenmedik ve ani ölümler zincirinin yeni bir halkası olarak sevenlerini yasa boğdu… 70 yaşında yaşama veda eden Susuzlu’nun son izleyicisi ve tanığı Lala Mustafa paşa Camiindeki asırlık cümbez ağacı oldu, bizim İsmet Ezel’in tabiriyle… Tiyatro tarzı için yapılan eleştiriler onu çok üzerdi.. Uzun kâğıtların üzerine el yazısıyla yaptığı savunmaları köşe yazarı yakın arkadaşlarına gönderir ve biz de özetleyerek yayınlardık… O Parker mürekkep kokulu açıklamalarının bile kendine özgü bir otantiği vardı… Çok özgün ve çok duygusal bir insanımızdı yaratıcı ruhlu Alper Susuzlu… Onu özleyeceğiz… Hoş sedasını hem kubbemizde, hem derme çatma sahnelerimizde ve hem de tuvallerde bırakan Alper Susuzlu dostumun ruhu şad olsun… * PLASTİK ÇÖP TORBALARI: Sanki plastik ürün torbası kullanan bir tek marketlermiş gibi, bu iş yerlerinin plastik torbalarının yılbaşından itibaren yasaklanacağı geçen yılın aralık ayında açıklanmıştı… Başarılmadı… Yasaklanamadı… Zaten bir sanayi oluştu bu bağlamda… Plastik torba üreten bir sektör var ülkede… Yatırımları ve çok sayıda ekmek yiyeni olan o sektör gözden çıkarılamaz… Dolayısıyla stoklardaki plastik torbaların tüketilmesinden sonra şimdilerde yeni tür bir plastik torbaya geçildi… Bunlar doğada çözülüp yok olacak türdenmiş… Fiyatları da şimdilik tanesi 4 TL. Bakalım bu fiyat önümüzdeki dönemlerde nerelere tırmanır… Sanırım satın alınan ürünler için, üzerlerinde marketin reklamı da olan torba servisine doğrudan para ödenen tek ülke de biziz… Bu arada nasıl göz ardı edilebilir? Zaten hiçbir tüketici 4 TL ödediği market plastik torbasını çöp olarak sağa – sola- ortalığa atmaz… Vatandaş bunu en azından günlük çöp torbası olarak kullanır ve çöp doldurduğu bu plastik torbaları mekânı önündeki çöp bidonlarına atar… Bu durumda da en pahalı çöp torbasının kullanıldığı ülkeye dönmüş oluyoruz. 4 TL’leri çöpe atıyoruz bundan sonra! Bütçelere maliyeti zaman içinde ne olur acaba bunun? * THY ŞAHLANIŞI VE BİZİM KTHY TRAJEDİMİZ: Dünyanın en büyük hava yolu şirketleri arasında bulunan Türk Hava Yolları (THY) satın aldığı ve uçuş filosuna kattığı 500’ncü uçağını da törenle sefere koydu… Sormak gerek şimdi: Bizim Kıbrıs Türk Hava Yolları’mız (KTHY) eğer liyakatli ehil ellerde sağlıklı yaşatılabilmiş olsaydı acaba bugün kaçıncı uçağına sahip olmuş olacaktı? Sahi ama biz ne yapmıştık öyle? “İrade ve söz hakkı bizim… Kendi havayollarımızı kendimiz yöneteceğiz” tafrasıyla ve KTHY Genel Merkezi önünde davullu zurnalı şenlikler yaparak bu yaşamsal şirketimizi deneyimli THY’nin güçlü, koruyucu ve geliştirici kanatlarının altından çıkarmıştık… Mahvedici kriz tırmanırken, THY yönetiminden gelen destekleri de kibirle heba etmiştik… Şimdilerde ise tek parmağımızı ısırdığımızda 10’u birden sızlıyor… “Suçlu ayağa kalk” desek acaba birileri kalkar mı?
* GÜNEY’İN SU SORUNU: Komşumuz gittikçe büyüyen su sıkıntısıyla başa çıkmaya çalışıyor… Besbelli şu denizden su arıtma yöntemi, kaygılarını giderecek türden bir çözüm olmuyor… Tüm teknik önlemlerine rağmen, mevsimsel yağışlardan da nasiplerini alamamışlar… Güney Kıbrıs’taki barajlarda su seviyesinin halen kritik düzeyde olması gündemlerinin önemli bir maddesi olmakta berdevamdır böylece… “Fileleftheros” gazetesi, Güney Kıbrıs’ta 290,804 milyon metreküp kapasitesi bulunan barajlardaki su miktarının şu an yüzde 13,8 (40,078 milyon metreküp) olduğunu ve geçen yılın başında bu miktarın yüzde 26 olduğunu yazdı. Gazete, Güney Kıbrıs’taki en büyük baraj olan ve 115 milyon metreküp kapasitesi bulunan Kuri Barajı’nda şu an 14,095 milyon metreküp (yüzde 12,3) su bulunduğunu kaydetti. * FİYASKO ORDU: Güney Kıbrıs esrarengiz işlerin döndüğü bir belde… Rum Milli Muhafız Ordusu’na (RMMO) ait 13,6 kilo TNT tipi patlayıcının tatbikat sırasında kaybolmasının üzerinden günler geçti… Ama çalınan paylayıcıların akıbeti hakkında hâlâ bir bilgi edinilemedi… Kimlerin elinde bu çalınan patlayıcılar ve hangi amaçlarla çalındı? Bu patlayıcılar, zaten çok faal olan suç unsurların eline geçmişse, Güney Kıbrıs yeni maceraların eşiğinde… Olay Kalohoryo atış alanında gerçekleşmişti… Alanın çeşitli yerlerine yerleştirilen TNT kalıpları tatbikat gereği patlatılacaktı… Ama senaryoda o an geldiğinde ve düğmeye basıldığında “tık” çıkmadı… Kontrole çıkıldığında ise yerleştirilen kalıpların yerlerinde yeller estiği görüldü… Hiçbir tatbikatı vukuatsız geçmeyen, kimi zaman tatbikatları ölümlere, yaralanmalara ve kazalara da neden olan bu Rum Milli Muhafız Ordusu fiyasko bir ordu olduğunu kanıtlamak adına her türlü beceriksizliği gösteriyor… Bakalım sırada daha başka ne tür beceriksizlikleri olacak bu fiyasko ordunun…
