menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adamızın tarih yazmış yaz sıcakları…

20 0
25.07.2026

Sıcaklar bunalttıkça bunaltıyor… Bunaltıcı sıcaklardan korunaksız kalmak, hastalıkları ve hatta ölümleri çağırır… Her yılın özellikle temmuz ayında yüzleştiğimiz kızgın Kıbrıs gerçeği bu…

Hadi sıkalım dişimizi, temmuzun bitmesine ne kaldı… Gerçi önümüzdeki ağustos da yazın devamı… Ama ağustosta sıcağın şiddeti kırılmaya başlar genellikle…

Yazın korkunç sıcaklarında Kıbrıs çöl havalı bir Orta Doğu adası olduğunu bizi bunaltarak duyumsatır… İzin ve tatil hakkı olanlar, bu haklarını ısının tavan yaptığı temmuzda kullanmaya ve serin yerlere kaçmaya çalışırlar. Kaçamayanlar ve hele de ekmek paraları için kızgın güneşin altında çalışmak zorunda kalanlar ise yanıp kavrulurlar…

Küresel ısınma nedeniyle ünlü ada sıcaklarının her yıl biraz daha şiddetlendiği Kıbrıs’ta, denizden uzak olan başkent Lefkoşa, bu sıcakların rekor kırdığı bölgedir. Meteoroloji raporlarına bakıldığında, Lefkoşa’daki ısının diğer bölgelere oranla birkaç derece daha yüksek olduğu yaz mevsimi boyunca görülür…

Oysa tarih der ki, yüzlerce yıl öncesinin Kıbrıslılarının bu bölgeyi başkent olarak seçme tercihlerinden biri de, o dönemlerde coğrafyasının serin olmasıydı. Sık ormanlarla kaplı dağların eteğindeki püfür püfür esintili bu düzlem, yerleşim için albeniliydi… Ortasında bugün adına “Kanlıdere” dediğimiz bir ırmak akardı… Yaz ve kış… Kadim yerleşim hareketleriyle birlikte Lefkoşa’nın içi ve çevresi de bolca ağaçlandırılmıştı… Bahçesiz tek bir ev yoktu… Gezgin yazarların eski Lefkoşa gözlemlerinde, yüksek hurmalıklardan, geniş bahçeli evlerden bolca söz edilmektedir. Bu bahçeli evlerdeki konukseverlikler ve geleneksel ağırlamalar da anlatılmaktadır. Hele o serinletici yaz ağırlamaları!

İnşaat malzemesinde tek gram çimento ve demir........

© Kıbrıs Gazetesi