Sanayide sessiz fırtına ve Kayseri OSB seçimi
Kayseri sanayisi bir yandan seçime hazırlanırken, diğer yandan giderek derinleşen ekonomik dalgalarla mücadele ediyor. Görünen tablo ile sahadaki gerçekler arasındaki fark ise her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Resmî açıklamalarda ihracat rakamlarının güçlü seyrettiği vurgulansa da sanayicinin gündeminde bambaşka bir gerçeklik var ki oda artan maliyetler, daralan finansman imkanları ve en önemlisi de konkordato söylentileri. Son günlerde özellikle köklü sanayi kuruluşlarında konkordato başvurularının gündeme gelmesi, iş dünyasında ciddi bir tedirginlik oluşturmuş durumda. Henüz resmi olarak açıklanmayan ancak kulislerde yüksek sesle konuşulan bu gelişmeler, ‘buzdağının görünen kısmı mı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor. Çünkü sanayiciler artık sadece bugünü değil, yarını da hesaplayamaz hale gelmiş durumda. Dünya genelinde yaşanan hammadde fiyat artışları, tedarik zincirindeki kırılmalar ve küresel ölçekte süregelen savaşların etkisi, üretim maliyetlerini kontrol edilemez bir noktaya taşıdı. Enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve döviz kurlarındaki oynaklık da eklenince, üretici için sürdürülebilirlik her geçen gün daha zor bir hedef haline geliyor.
Kayseri özelinde bakıldığında ise tablo daha da dikkat çekici. Anadolu’nun üretim üssü olarak bilinen şehirde sanayici, bir yandan üretimi aksatmamak için mücadele ederken, diğer yandan finansal dengelerini koruma savaşı veriyor. Bankalara erişimde yaşanan zorluklar, kredi maliyetlerinin yüksekliği ve piyasalardaki belirsizlik, birçok işletmeyi adeta ‘bekle-gör’ pozisyonuna itmiş durumda. Tam da böyle bir dönemde Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde seçim sürecine girilmiş olması ise ayrı bir önem taşıyor. Sanayici artık sadece yönetim değişimini değil, aynı zamanda vizyon değişimini de konuşuyor. Çünkü mevcut şartlar altında klasik yönetim anlayışıyla bu sürecin aşılmasının mümkün olmadığı açıkça görülüyor.
Bugün Kayseri OSB’de şekillenecek yönetim, yalnızca bir idari kadrodan ibaret olmayacak. Aynı zamanda sanayicinin geleceğe dair umutlarının, beklentilerinin ve çözüm arayışlarının da bir yansıması olacak. Bu nedenle seçim sürecinin, sadece sandıktan çıkacak isimler üzerinden değil; ortaya konacak projeler, kriz yönetimi becerileri ve sanayiciye sunulacak yol haritası üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor. Sanayici artık netlik istiyor. Önünü görmek, plan yapmak ve risklerini yönetebilmek istiyor. Ancak mevcut ekonomik tabloda bu taleplerin karşılık bulması kolay görünmüyor. İşte tam bu noktada hükümete de önemli görevler düşüyor. Üretimin sürdürülebilirliği için finansman destekleri, maliyetleri dengeleyecek politikalar ve özellikle hammaddeye erişimi kolaylaştıracak adımlar artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda. Aksi halde bugün konuşulan konkordato söylentileri, yarının acı gerçekleri olarak karşımıza çıkabilir. Bu sadece birkaç firmayı değil, zincirleme şekilde tüm üretim ekosistemini etkileyebilir. Kayseri sanayicisi her zaman olduğu gibi çözüm üretme kabiliyetine sahip. Ancak bu kez şartlar her zamankinden daha ağır. Bu yüzden hem yerel yönetimlerin hem de merkezi otoritenin sürece daha güçlü ve hızlı müdahil olması gerekiyor. Çünkü mesele artık sadece üretmek değil; ayakta kalabilmek olarak algılanıyor.
KAPI ARKASI FISILTILAR
⇒ Kayseri sanayisinin eski kuruluşlarının zor günler geçirdiği belirtilse de bazıları için hâlâ konkordatoya girme süreci devam ediyormuş…
⇒ Geçen günlerde et piyasası hakkında açıklama yapan İlker Horoz’un söylemlerinden sonra küçük işletme sahibi olan üreticiler de bu açıklamayı destekleyerek tepkilerini dile getirmeye başlamışlar…
⇒ İlimizi de kapsayan et fiyatları ve manipüle olayları kapsamında gözaltı kararları nedeniyle haklarında işlem yapılan işletme sahiplerinin sorguları Ankara’da devam edecekmiş…
⇒Kayseri OSB için cuma günü yapılacak olan genel kurul öncesinde sanayiciler ‘uzun bir aradan sonra ilk kez sakin bir seçim olacak’ yorumlarını yapmaya başlamışlar…
