Gürültü değil, çözüm üretme zamanı
Kayserispor’da öyle bir atmosfer oluştu ki, insan bazen sahadaki oyundan çok tribünlerde ve sosyal medyada koparılan fırtınayı konuşur hale geliyor. Gürültü o kadar arttı ki, sağduyunun sesi neredeyse duyulmaz oldu. Birinin ortaya attığı küçük bir söylem, birkaç saat içinde büyüyor, şekil değiştiriyor ve en sonunda söyleyenin bile inandığı bir ‘gerçek’e dönüşüyor.
Teknik adam konusunda bilen de konuşuyor, bilmeyen de… Peki bir teknik direktörün gitmesi için ne gerekir? Sadece ‘gitsin’ demek yeterli midir?
Ortada 1,5 yıllık bir sözleşme var. Yaklaşık 750 bin Avro’luk bir alacaktan söz ediyoruz. Bu rakam, zaten mali açıdan zorlanan bir kulüp için küçümsenecek bir meblağ değil. ‘Bırak gitsin’ demek kolay. ‘Yenisi gelsin’ demek daha da kolay. Ama iş o tazminata gelince, herkes susuyor. İşte asıl mesele tam da burada başlıyor.
Evet, sezona istenildiği gibi bir başlangıç yapılmadı. ‘Eldeki imkanlar’ denildi, sabır çağrıları yapıldı. Ancak gelinen noktada saha sonuçları tatmin etmedi ve etmeyecek gibi de görünüyor. Üstelik teknik heyetin de hataları kabullenme noktasında net bir tavır ortaya koymadığı yönünde bir algı oluşmuş durumda. Bu........
