menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’ın sitem etme hakkı

31 0
previous day

İsrail Gazze’de soykırıma giriştiğinde mağrip ile maşrık arasındaki bütün ‘Müslüman’ rejimler kimisi kaygıyla, endişeyle, kimisi umursamadan, duygusuzca, kimisi biraz öfkelenerek ama öfkesini içine atarak, bazıları canı sıkılarak, bazıları canı sıkılmayarak seyretti.

İran ve Yemen hariç. Sadece İran ve Yemen, İsrail’e taş atma cesaretini gösterebildi.

İslam İşbirliği Teşkilatı da muhtevasız, müeyyidesiz bildiriler yayımladı. Hepsi o kadar.

Teşkilatın bazı üyelerinin İran’ın İsrail’e gönderdiği füzeleri havada durdurmaya çalıştığı malum.

Biz İsrail’le ticareti durdurduğumuzu 8 ay sonra ilan edebildik. Onu da durdurduk mu durduramadık mı tam belli olmadı. Azeri petrolünün bizim üzerimizden İsrail’e gitmediğini hiçbir devlet yetkilisi iddia etmedi. Tüccar takımının Türk limanlarından çıkan emtiaya seyir esnasında başka mahreçler tanzim ettiği rivayeti dolaştı durdu.

İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesine vermeyi de Güney Afrika başardı. Müslüman ülkelerin kendi evleri camdan olduğu için böyle bir teşebbüste bulunamadılar.

Türkiye davaya müdahil oldu mu? Olmak için müracaat etti fakat müracaatının kabul edildiğine dair bir haber çıkmadı.

Tabii ki müdahil olmak için başvuruda bulunmak önemsiz bir adım değildir. Uluslararası platformlarda İsrail’i ve Netanyahu’yu kuvvetli bir lisanla eleştirmek, kınamak da anlamlıdır.

Sonra, bu senenin 28 Şubat’ında müzakereler henüz devam ederken ABD ve İsrail ansızın İran’a saldırdı.

Saldırıda İran’ın devrim rehberi Ali Hamaney........

© Karar