Şimdi bunu konuşmanın zamanı değil mi?
Yeni Parti’nin kurulması sonrası, partide Yeni olanın ne olduğuyla ilgili bir tartışma açmak isteyenler, karşılarında şimdi ideoloji, siyaset, Altı Ok konuşmanın zamanı gibi bir refleksle karşılaştılar.
Şartların ağırlığı, yeni partinin hangi şartlarda kurulmak zorunda kaldığı hukuk devleti ve demokrasinin geldiği nokta, önce bu iktidardan kurtulmak gibi hayati bir mesele olduğu gibi ‘herkesin unuttuğu’ gerçekler hatırlatıldı.
Bu zor şartlar tespitleri şimdi bunları konuşmanın zamanı olmadığına bağlandı.
Genel olarak bu şimdi bunların konuşmanın zamanı değil, insana ister istemez, her türlü diğer konuşmayı devrim sonrasına bırakan Leninist bir anti-entelektüel argümanı hatırlatıyor.
İnsna hakları, ifade hürriyeti, kadın hakları, azınlık hakları ancak devrimden sonra konuşulacak tali konulardı. Esas olarak bu burjuva kapitalist faşist düzen yıkılmalıydı.
Tabii ki devrimden sonra bunları konuşmak için asla uygun bir zaman gelmedi.
Benzer bir konuşmayı erteleme halini askeri vesayetle kavgada da hatırlıyorum. Şimdi hukuki sorunları, iktidarın bir sonraki adımını konuşmanın zamanı değildi. Onun bedeli de epey ağır oldu.
Şimdi de Yeni Parti’ye yakın gazeteciler ve entelektüeller bu tartışmayı daha acil ve büyük meseleleri hatırlatarak ertelemeye, belki de bundan kaçmaya çalışıyorlar.
Evet Türkiye’nin ne kadar ağır bir dönemden geçtiğinin hepimiz farkındayız.
Ama bu meseleleri konuşmayı ertelemenin gerekçesi olabilir mi?
Halk TV’ye Yeni Parti lideri olarak ilk röportajını veren Özgür Özel, arada dikkatli kulakların hemen kabarmasına neden olan bir şey anlattı:
“Binali Yıldırım aradı ve tebrik etti. Aramızda böyle bir ilişki vardır. Kaza geçirdiğinde ben aradım. Bayramda ben ararsam, kandilde o arar. Ama Erdoğan aramadı.”
Birkaç saat önce de MHP lideri Devlet Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in haklarının korunmasını ve aralarındaki husumetten bitirilmesini anlayan uzun bir yazılı açıklama yapmıştı.
Özel onun için de “Devlet Bey beni ve Yeni Parti’nin yanında değil, sivil siyasetin yanında” dedi.
Daha önce de Özel ve Bahçeli ilişkisinin yakınlığını görmüştük.
Bahçeli’nin DEM İmralı heyetinin favori siyasetçisi olduğunu da biliyoruz.
Demek ki şartlar ne kadar ağır olursa olsun, siyasetçiler kendi aralarında hala konuşacak mesafeyi koruyorlar.
Belki Meclis çatısı........
