İnanç ve duygular, zorunlu saygı duruşuyla çatışırsa…
22 Nisan’da İzmir’de bir ortaokulda, bir kız 7’inci sınıf öğrencisi, bayrak töreninde Atatürk büstü önünde saygı duruşu için bahçeye inmedi. Nöbetçi öğretmenin sorusu üzerine “Ailem inmeme izin vermiyor. Atatürk’ün büstü de bizim gibi bayrağa bakarsa inerim yoksa inmem” dedi. Müdür yardımcısı öğrenciyi aşağıya indirdi; ancak öğrenci sıraya girmedi ve okul kapısının önünde bekledi. Olaya dair tutulan tutanakta bayrak törenine katılmamanın, “disiplin suçu” olduğu belirtilerek, öğrenci ve ailesinin “Atatürk’e karşı siyasi tutum sergilediği, bunu okula taşıdığı” belirtilerek öğrenci ve ailesi hakkında gereğinin yapılması istendi. Avukatı, “öğrencinin bayrak ve milli marşla ilgili bir sorununun olmadığını, dini değerleri gereği büstün önünde saygı duruşunda bulunmak istemediğini’ belirtmesine rağmen, müdür yardımcısı tarafından kolundan tutulup aşağı indirilerek kendisine fiziki müdahalede bulunulduğunu; bu müdahalenin beden dokunulmazlığını ihlal, cebir ve zor kullanma, kişi özgürlüğünü kısıtlama, görevi kötüye kullanma ve çocuğa karşı psikolojik şiddet suçlarını içerdiğini” belirtti.
Türkiye’de şu ana kadar okullarda aynı gerekçe ile benzer bir olayın yaşandığına dair bir veri veya kayda rastlanamadı. Anlaşılan böyle bir durum ilk defa gerçekleşiyor.
Yaşanan olay, düşünce ve inanç özgürlükleri literatüründe “vicdani red” olarak kavramsallaştırılan ve uluslararası alanda zaman zaman örneklerine rastladığımız bir durum.
Milli Eğitim Bakanlığı, Bayrak Törenleri Yönergesi’ne göre; öğrencilerin, Atatürk büstü ile bayrak direğinin yan yana bulunduğu okul bahçesindeki tören alanında haftada iki kez yapılacak bayrak törenine katılmaları zorunlu…Saygı duruşu ve istiklal marşı ile icra edilecek törene katılmamak, “disiplin suçu” olarak tanımlanmış. İhlal edilmesi ise, okuldan uzaklaştırmaya kadar varabilecek disiplin cezalarını gerektiriyor.
Peki dünyada durum nasıl?
Dünyada halen, kurucu liderin büstü önünde zorunlu saygı duruşuna katılmamanın sistematik biçimde cezalandırıldığı sadece iki ülke var: Kuzey Kore ve Türkiye…
Kuzey Kore’de, öğrencilerin kutlamalarda kurucu lider Kim Il-sung’un heykeli veya büstü önünde saygı duruşu ve selamlama ritüeline katılmaları zorunludur. Aksine hareket edenler, ağır cezai yaptırımlara uğrar.
Türkiye’de ise, ceza kanununda tanımlı bir hüküm bulunmamakla birlikte, katılım zorunluluğu fiilen güçlü ve tavizsiz bir şekilde sağlanır. Buna uymayanlara “okuldan uzaklaştırmaya” kadar varabilecek disiplin cezaları uygulanır.
Bu iki ülke dışında, dünya genelinde ülkelerin resmi okul törenlerinde kutlamalar, kişisel figürler ve lider büstleri önünde değil; bayrak ve “anonim devlet sembolleri” önünde yapılır. Bazı ülkelerde lider büstü önünde kutlama yapılsa da bu uygulamalar zorunluluk ve cezai yaptırım gerektirmez.
Karşımızda, bir taraftan öğrencilerin Atatürk’ün büstü önünde saygı duruşunda bulunmalarını zorunlu kılan........
