İktidar neyi yapar neyi yapmaz?
Fon soygunun iki yönü var: Biri soygunculardan paraları geri alıp bunu mağdurlara dağıtmak ve suçluları yargılamak. Diğeri, “on ay” seyredip denetim görevini yapmayanları da soruşturmak.
İktidarın soygun paralarını geri alıp mağdurlara dağıtma konusunda canla başla çalışacağından şüphem yok; bu kirden partiyi arındırmak isteyecektir elbette.
Fakat ikincisinde yani bürokrat ve siyasi sorumluları soruşturma konusunda ciddi bir işlem yapacağını sanmıyorum.
“Soyguncularla mücadele” yapılacak, şüphe yok, endişem “sorumlular” konusunun gölgede kalmasıdır.
Cumhurbaşkanın kararlılıkla ifade ettiği yaklaşımı şöyle:
“Milletin malına el uzatanların yaptıkları asla yanına kalmayacak… Kimsenin hakkını kimseye yedirmeyeceğiz. Birinci öncelik Türkiye ekonomisine zarar gelmesin, ikinci önceliğimiz her kim haksız kazanç elde etmişse bunun hesabını adalete versin.”
Cumhurbaşkanı’nın vurgusu “Kimsenin hakkını kimseye yedirmemek”tir. Adli yönden Haksız kazanç elde etmişse “hesabını adalete vermesi”dir.
Bu etik olarak doğru olduğu gibi siyaseten de elverişlidir. Seçim meydanlarında coşkuyla anlatılabilir.
Fakat bir de “sorumluluk” meselesi var. Bizdeki uzmanların da dışarıdaki ilgili kurumların da ifade ettiği gibi SPK ve BİST’in “on ay gecikerek” müdahale etmesi… Nihat Zeybekçi’nin “büyük ihmal” dediği olgu… “İçeriden bilgi” şüphesi… Bu gibi konular iktidarın gündeminde........
