Güç bozar…
Fon krizinde SPK ve BİST gibi kurumların, hatta bütün kurumların yöneticileri uzun süredir iktidar tarafından atanmış isimlerdir.
Manipülasyonlarda ön planda gözükenler de aynı mahalleden ve iktidarla şu veya bu türde ilişkili isimlerdir: Fatma Betül Sayan… Yahut kazanç faaliyetini “yerli ve milli” olarak kutsayan Emre Tezmen… 19 milyon dolar değerinde özel jetiyle aynı camiadan nüfuzlu isimlere umre seyahatleri düzenleyen 28 yaşındaki Muhammet Yarız…
Oğullar, kızlar, gelinler, damatlar… İsimler açıklansa kimler var, kimler yok göreceğiz.
Bunlara bakarak muhafazakâr camianın suçlanması asla kabul edilemez. Fakat “güç bozar” kuralının işlemesine muhafazakarlığın, hatta dindarlığın engel olmadığını görmek ve tahlil etmek de bir görevdir.
Bir toplumda “kurallar ve kurumlar” zayıf ve “denetim” yetersiz olduğunda, kim “gücü” ele geçirirse bozulma başlıyor. Sağcı solcu fark etmiyor. Asıl görülmesi gereken budur.
Fon deyince dünyada trilyon dolar dönüyor. Denetimsiz, kör kuyuya para yatırırlar mı? Yatırım yapacakları ülkede “hukuk güvenliği”ne bakıyorlar.
Borsaya gireceklerse manipülasyon olmayacağı güvencesini arıyorlar. Bunun için MSCI, S&P Dow Jones, Bloomberg Indeks gibi kuruluşlar var. Böyle bir dünyadayız. “Evrensel standartlar” kavramının ne kadar önemli olduğuna bir örnektir bu.
Şimşek’in Kasım 2025’teki uyarısından başka, MSCI, 26 Haziran’da “Türkiye........
