menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Kupası Avrupa’yı taşralaştırırken

34 0
01.07.2026

Fakat Paraguay’ın Almanya’yı, Fas’ın Hollanda’yı elemesi Son 32 Turu’nun sonucu olarak okunursa birkaç gün konuşulur, sonra unutulur. Oysa bazı karşılaşmalar skor tabelasının çok ötesinde anlam taşır. Oysa bazen doksan dakika, on yıllardır biriken dönüşümlerin en berrak özetini sunar.

Tarihçiler tarihin farklı hızlarda aktığını söyler. Günlük olaylar vardır; onların altında ekonomik ve toplumsal yapılar, daha derinde ise yüzyıllar boyunca kolay kolay değişmeyen zihniyetler... Bir Dünya Kupası maçı olaydır fakat o maçı mümkün kılan kurumsal birikim, oyun kültürü, teknik bilgi ve zihinsel dönüşüm çok daha uzun zaman dilimlerinde şekillenir. Bu yüzden Paraguay’ın kazandığı penaltılar kadar, o penaltıları hiç tereddüt etmeden kullanabilmesini mümkün kılan dönüşüm de oldukça önemlidir.

Uzun yıllar dünya futbolu -tıpkı uluslararası sistemler gibi- hiyerarşik bir düzen içinde işledi. Oyunun dili, antrenman bilgisi, spor bilimi, altyapı modelleri, sermaye ve elbette prestij belirli merkezlerde yoğunlaştı. Dünya Kupaları da bu hiyerarşinin en görünür sahnesiydi. Bazı ülkeler turnuvaya katılıyor, bazı ülkeler kupayı kaldırıyordu. Bu anlamda Avrupa güçlü değildi, gücün ne olduğuna da büyük ölçüde o karar veriyordu.

İşte tam olarak bugün değişen salt skorlar değildir. Değişen, bu hiyerarşinin ta kendisidir.

Küreselleşme denildiğinde yıllarca sermayenin, malların ve insanların hareketi konuşuldu. Oysa çağımızın en büyük kırılmalarından biri, bilginin belirli merkezin ayrıcalığı olmaktan çıkması oldu. Futbol da bu durumdan bağımsız kalmadı. Aynı oyun bilgisi, aynı performans analizi, aynı bilimsel yöntemler bugün Avrupa’nın değil, dünyanın farklı coğrafyalarının da ortak sermayesi. Aradaki mesafe kapandıkça rekabetin zemini de değişti…

Tam da bu noktada aklıma yıllar önce okuduğum........

© Karar